Yalnızlık parmakların ucundan başlıyordu.
"Ne verdiysem senden aldım ben biliyor musun? Kendine güzden destek bulan bu ayrılığı bile... Herkesin bir uzaklığı koruyarak kucaklaştığı plastik bir zamanda teninle tanıdım güven duygusunu. Yüzüm biraz çiçeklendiyse sesinin ılıman ikliminden aldı suyunu ve sıcağını. Dizlerinin dibinde yüzünü seyrede seyrede keşfettim bulutları. Gövdeme gömdüğüm tüm kusurlarımı ve iyiliğimi gözlerimin önüne serdin. Her öpüşünle yıllarca geriye giderek dönüyordum güne. Ömrümü öğrettin bana.
Ben bazen hükümetten yana, bazen muhalifim; bazen
gerici diye, bazen komünist diye, evimi polisler basar, beni alır götürürler. Fakat ekmek asla ucuzlamaz. Bazen evimde oturur, kanarya beslerim. Gazeteye, radyoya, elimi sürmem. Ekmek, yine ucuzlamaz. Aksine bozulur, esmerleşir, bir kuruş da üste koyar.