Bir de siz bu uykusuz adama mektubunuzda teşekkür ediyorsunuz. Durumdan bihaber, yabancı birisi mektubunuzu okusaydı, "Acayip bir adam bu! Dağları yerinden oynatmış olmalı!" derdi. Ama gerçekte bu adam hiç bir şey yapmadı (yazmak haricinde), parmağını bile oynatmadı, sadece süt ve iyi gıdalarla besleniyor, arada sırada önüne çay ve elma geliyor, her şeyi kendi haline bırakıyor, dağlarla da uğraşmıyor.
Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum. Bilseydim bu mutluluğu koruyabilir her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an belki birkaç saniye sürmüştü ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti.