Doğu'ya yolculuk ediyorduk, ama Orta çağ ya da altın çağda yolculuk ediyorduk, italya'dan ya da isviçre'den geçiyorduk, ama bazen de geceyi 10. yüzyılda geçiriyor, atalara ya da perilere konuk oluyorduk. Tek başıma kaldığım zamanlarda kendi geçmişimden mekanlarla ve insanlarla sık sık karşılaştım, eski nişanlımla Ren'in yukarılarında ki orman kenarlarında dolaştım ... ... Ya da sanço pansa ile yan yana at sürdük veya Barmekilere konuk olduk. Sonra herhangi bir vadide grubuma yeniden katıldığımda, Cemiyet şarkılarını dinleyip liderler çadırının karşısında kamp kurduğumda derhal anlıyordum ki, çocukluğuma yaptım gezinti ya da Sançoyla at binmem de bu yolculuğun bir parçasıydı;
ÇÜNKÜ BİZİM TEK HEDEFİMİZ DOĞU'YA VARMAK DEĞİLDİ, DAHA DOĞRUSU BİZİM DOĞUMUZ SALT BİR ÜLKE YA DA COĞRAFİ BİR ŞEY DEĞİL,RUHUN YURDU VE GENÇLİĞİYDİ, HEM HER YERDİ HEM DE HİÇBİR YER, TÜM ZAMANLARIN YEK VÜCUT OLMASIYDI. Fakat ben bunun yalnızca bir anlığına bilincine varıyordum, ki o zamanlar tatlım büyük mutlulukta işte bundan ibaretti...