Esma

Esma
If I say a cliché, it’s because I mean it
Ege Üniversitesi
1997
155 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
9/10
·315 syf.··
2024 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2024 20:56
Fakir bir İskoç-İngiliz asıllı aileye doğan Thomas Sutpen'in çocukluğuna etki eden bir olaydan sonra çıktığı yolculuğun, hem kendisini hem de ileri bir dönemde hayatlarına dahil olacağı Coldfield ailesini sürüklediği olayları konu eden bir roman. Sutpen'i on dört yaşında Haiti'ye doğru yola çıkaran şeyin güç arzusu, cesaret ve kurnazlık olduğunu görüyoruz. Kafasında oluşturduğu ideal yaşama ulaşmak için hem içine doğduğu hem de Haiti'de edindiği ailesinden vazgeçer ve kitabın ana yerleşim merkezini oluşturan ve tamamen hayali bir yer olan Güney'deki Yoknapatawna-Jefferson bölgesine taşınır. Sutpen'in çizdiği kimlik öylesine gizemlidir ki, yöre halkı bu adamın geçmişine dair çeşitli söylentiler oluşturur. Uzunca bir uğraştan sonra bütün yerleşim yerlerinden uzak bir ev inşa eden karakter, yörede zengin olmayan bir beyazın kızı Ellen ile evlenir ve Sutpen-Coldfield ailelerini bekleyen olaylar dizisi başlar. Bu çiftin Henry ve Judith adlarında iki çocukları olur. Aileyi sarsan olaylar Henry'in arkadaşı Charles Bon'un Jefferson'a gelmesiyle başlar ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Tüm karakterler Sutpen'in (diğer bir deyişle İblis'in) geçmişinde yapmış olduğu seçimlerin ve hataların sonuçlarıyla yüzleşir, nerdeyse hiçkimse bu yaylım etkisinden kurtulamaz ve bunun lanet gibi nesilleri takip ettiği ima edilir. Arka plandaki Amerikan sivil savaşı ve Güney'in Kuzey karşısındaki yenilgisi, melezleşme, ensest gibi temalar romana sürükleyicilik kazandırmış. Klasik bir giriş ve gelişmeden ziyade Faulkner okuyucularının aşina olacağı şekilde olay örgüsü farklı karakterler tarafından (örneğin; Teyze Rosa, Bay Compson, Quentin, Shreve) hikaye anlatıcılığı şeklinde aktarılmış. Bu tarzın sağladığı güzel bir nokta var o da şu: Hem olaya bizzat şahit olanlar hem de duyum şeklinde
Edebiyat
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.··
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 22:15
Bir Nüfus Kayıt merkez arşivinde 25 yıldır çalışmakta olan Don Jose'nin günün birinde tamamen tesadüf eseri eline geçen bir fişin üzerinden meçhul bir kadının izini sürmesini konu eden bir Saramago romanı. Felsefesi olan bir kitap diyebilirim bu eser için. Satır aralarında varoluşçuluğun damgası olan kelimeler ve düşünce yapılarıyla karşılaşıyoruz. Hayatı ve ölümü sorgulayan, ikisinin yan yanalığına rağmen ayrı bırakılmasını yadsıyan bir dürtüyle yazılmış. Meçhul kadının peşinde arşivden, apartmanlara, mezarlara sürüklenen Don Jose bilgeliği bir koyun çobanının sözlerinde keşfeder. Kurgulanış itibariyle akıcı, biçim itibariyle farklı, felsefi anlamda bizi düşünmeye iten bir kitap Bütün İsimler. Karakterin tavanla giriştiği diyaloglar oldukça anlamlı ve metaforik anlamda oldukça doyurucu. Aslında monolog olmasının verdiği bir ironi de yazarın tarzına oldukça uygun. Herkesin kendi yolculuğundan bir şeyler bulacağına inandığım bu kitabı tavsiye ederim.
Edebiyat
Bütün İsimlerJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20211,047 okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2023 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2023 00:09
Faulkner'i okurken hissettiğim şey kitapta bir eşiğin var olduğu. Temple adlı eserinde de bunu farketmiştim. O eşiğe varana kadar kafanızda sadece gelişigüzel cümleler dolanıyor ama eşik atlandığında bir berraklık karşılıyor sizi ama tarz itibariyle yüzde yüz bir berraklık diyemem buna çünkü yazar, pek çok karakterin bilincinde ve çoğu zamanda bilinçaltında dolaştırdığı için okuru, o ''sisli yolda yürüyor olmak duygusu'' hep devam ediyor. Kolonizasyondan sonra bağımsızlığına kavuşmuş Amerika'nın ve Amerikan toplumunun 1910-1933 tarihleri arasındaki politik, sosyal, ekonomik, dini yaşamını zengin bir Amerikan ailesi ve onların evinde hizmetli bulunan zenciler etrafında anlatan katmanlı bir roman. Farklı sınıf ve etnisitelere mensup karakterlerin yanında, zihinsel engelli bireye ve yaşadıklarına yer verilmesi Faulkner'in gözlemci ve kapsayıcı bir yazar olduğuna işaret ediyor. Toplumun kıyı ve köşesinde kalmış insanlara romanlarında yer vermek o zaman için ilerici bir adım olabilir. Kitabın ek kısmı oldukça ilgi çekici. Yazar burada sözünü ettiğim ailenin sivil savaştan bile önceki atalarının ve kitaptaki bütün karakterlerin kısa kısa biyografilere değiniyor ve taşlar yerine oturuyor. Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık'ta yaptığı nesil hikayesinin oldukça kısa versiyonu gibi. İlginç olan nokta her iki kitapta da bahsi geçen ailelerin soylarının kuruması. Yaşama karşı olan savaş daha iyi nasıl kazanılabilir ki?
Edebiyat
Ses ve ÖfkeWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 20263,106 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2023 40. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 22:59
Klasik bir kitabın fantastik olduğunu düşünün. Şiirsel öğeler, aşinası olduğumuz klasik yapıtların romantik söyleme biçimleri fantastik kurguyla harmanlanmış. Aslında kadim bir anlatım çeşidi olan masallar, destanlar ve hatta kutsal kitapların içinde barındırdığı kötü/kötülük/iblis gibi kavramları bu kitapta alegorik bir biçimde tekrar buluyoruz. Öyle ki insanların zihinlerini meşgul eden bu kavramların edebiyat aracılığıyla daha da irdelendiğini görmek insana keyif veriyor. İlgimi çeken nokta iblisin kadın şekilde tasavvur edilip karaktere vurucu darbenin bu yolla yapılması oldu. Muhtemelen bu fikir özellikle Orta Çağ Avrupası'nda kadınların maruz kaldığı etiketlenmelerin ve muamelelerin bir yansıması. Ama insanın şeytanla giriştiği amansız savaşın hem olağanüstü hem de kıyıda köşede kalmış hikayelerinden biri gibi, anlatımı çok güzel. Aklıma, ruhunu Mefistofeles'e satan Faust'u getirdi. Buradaki karakter özellikle en baştaki sert hamlesiyle Faust'tan ayrılıyor. İnsanın merak duygusunun, eyleme hazırlığının ve cesaretinin insan ruhunu sürükleyebileceği olayları derinlemesine anlatan bu hikayeyi tavsiye ederim.
Edebiyat
Âşık ŞeytanJacques Cazotte · İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,207 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2023 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 20:27
''More pricks than kicks'' adıyla yayımlanan Beckett'in öykülerinden oluşan bu kitap Türkçe'ye Aşksız İlişkiler adıyla çevrilmiş. Özgün adının Yeni Ahit'te geçen bir sözle oynanarak oluşturulması yazarın mizahi yönünü gösteriyor. Belki de Protestan kimliğinin bir dışavurumudur. Dublin'de yaşayan Belacqua adındaki kahramanın yaşamından kesitler sunan bir kitap. Yaşam yolculuğunda içine düşülen farklı ruh hallerini iyi yansıttığını düşünüyorum. Bazı öyküleri, diğerlerine göre daha kolay anlaşılır nitelikte. Batı Edebiyatı ve Batı felsefesine ayrıca Yunan mitlerine atıflar mevcut. Bu yüzden kesinlikle bu alanlardaki bilgi birikiminin derinliğine paralel olarak anlaşabilecek bir eser. Görünürde kadınlarla ilişkileri üzerinden karakterin yaptıklarını/yapmadıklarını görüyoruz fakat arka planda yazar bize Belacqua'nın sürekli benliğinde devindirip durduğu çıkmazları göstermek istiyor gibi.
Aşksız İlişkilerSamuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2016510 okunma
Reklam