Abşalom, Abşalom!

William Faulkner
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
315
Basım Tarihi:
Temmuz 2016
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Absalom, Absalom!
ISBN:
9789750802126
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Abşalom, Abşalom! Yolculuğu
10/10
·315 syf.··
2021 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 14:32
Beş gün boyunca Faulkner'in dünyasında gezindim. Yoruldum, zorlandım, yer yer boğuldum. Ama iyi ki de okumuşum. Edebi tatmin açısından muazzam bir romandı. Döşeğimde Ölürken 'i okurken de benzer izlenimler edinmiştim. Aslında önce yazarın öne çıkan eseri Ses ve Öfke'yi okumayı düşünüyordum fakat Abşalom Abşalom, bir başka kitabın içinden çıkıp beni kendine çekti. Bu romanın bir karakteri olan Qentin, Ses ve Öfke'nin baş karakterlerinden biriymiş. İki romanı da okumak isteyenler bu durumu dikkate alıp önce Ses ve Öfke. 'yi okuyabilir. Eseri ne kadar anlatabilirim, bilmiyorum. Aslında tam olarak okuyabildiğimden de emin değilim. Kesinlikle ikinci kez okunmayı hak ediyor. Çünkü roman, yazım tekniğinin zor olması bir yana okurundan da oldukça çok şey bekliyordu. Faulkner sanki bize " Benim anlattıklarımı okumanız yetmez, görmelisiniz, siz de orada olmalısınız, acıyı siz de hissetmelisiniz" demek ister gibiydi. Tüm dikkatimi vermeye çalıştım ama yine de birçok boşluk kaldığına eminim. Gene de düşüncelerimden ve hislerimden hareketle parçaları birleştirip birkaç paragrafta anlatmaya çalışacağım: ● Faulkner, duyguyu hikayenin önüne geçirmiş. Hikaye sıradışı değil. Film benzeri bir trajikliği var. Fakat anlatım olağanüstü. Paragraflar süren cümlelerle, uzun uzun tamlamalarla, alışılmadık betimlemelerle, akla gelmedik detaylarla bütün duyguları zerk ediyordu adeta okura. Bu duyguların menşei kimi zaman anlık ve kişiye mahsus kimi zaman toplumsal belleğin bir ürünü ve sonsuz bir zamandan geliyor izlenimi veriyor. Kin, hüzün, öfke, korku ama en çok da keder... Abşalom Abşalom, bir mimari eser olsaydı, Gotik tarzında olurdu eminim. Öyle
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
10/10
·315 syf.··
2024 51. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 00:49
Amerikan edebiyatının büyük isimlerinden William Faulkner'ın #k:420438 ile birlikte başyapıtı sayılabilecek 1936 yılında yayımlanan romanı. Romanın asıl başarısı romana konu olan olayın kurguya ve anlatım tekniklerine kusursuza yakın bir şekilde yedirilmesinde. Pek çok modernist yazar, olayı geri plana atıp anlatımı iç konuşmalarla, bilinç akışıyla ve karmaşık zaman çizelgesiyle romanı zorlaştırmıştır. Faulkner ise olayı, romanın önemli bir parçası hâle getirmiştir ancak bu durumun metni kolaylaştırdığı söylenemez. Anlatım Faulkner’e münhasır, zaman olarak da tasvir olarak da girift. Kitaba 10 puan verdim ,okuma hazzım bu yönde olmasa bile. Bu puanı hak ettiğini düşünüyorum. Çünkü yazar gerçekten az ve öz romancılardan; yazar kitlelerinden değil, bazen Proust’tan dahi daha detaycı Kitabın ismiyle öykünün kendisi metaforik olarak ilgili. Abşalom , İsrail kralı olan Davut’un çocuğu olup, öz kız kardeşine tecavüz edip üvey kardeşi olan Ammon’u öldüren mitolojik şahsiyettir. Kitabın isminin tekrarlı Abşalom olması kesinlikle tesadüf değil, hikâyeyi okuyacak olanlara spoiler olmasın diye söylemiyorum ama okuyucu bu mitolojik öyküyü de göz önünde bulundurmalı. Sözün özü belli sayıda modernist kitap okumamış kişilerin bu romandan uzak durması fakat başarılı bir edebî metin okuma arzusunda olanların ise kesinlikle göz önünde bulundurması gerekir.
İnceleme
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2021 164. kitabı
Faulkner’ın başyapıtlarından biri kabul edilen Abşalom, Abşalom! yine yazardan okumaya aşina olduğumuz şekilde, ABD’nin Güney bölgesinde bir ailesinin çözülüş hikayesini konu alıyor. Sanayileşen toplumda artan ahlaki yozlaşma ve toplumsal bozulma, bir ailenin dağılma hikayesi ekseninde işleniyor. Bununla beraber iç savaş ve ırkçılık meselesi de var elbette. Tüm bunlar yine yazara özgü ve eşsiz bir anlatım tekniğiyle anlatılıyor. İki karakterin sohbetiyle açılan hikayeyi, farklı karakterlerin ağzından ve kronolojik kaygı gütmeden farklı farklı kesitleri sunarak anlatıyor Faulkner. Okur, bir yandan edebi açıdan muazzam cümlelerin arasında kaybolurken bir yandan da merak duygusunu yitirmeden kafasında parçaları birleştirmeye çalışarak ilerliyor. Benim okuduğum dördüncü Faulkner kitabıydı ve artık yazarın tarzına alıştığım için de olabilir ancak bu kitabında beni bilinçakışı tekniğini kullanma şeklinden ziyade cümlelerin uzunluğu zorladı bir miktar. Faulkner okumak bana inanılmaz keyif veriyor. Tarzına alışıncaya kadar zorluyor fakat alıştıktan sonra tadına varıyorsunuz. Faulkner’a Döşeğimde Ölürken ile başlamanızı tavsiye ederim. Tapınak ile Ses ve Öfke bence mutlaka okunmalı. Abşalom, Abşalom ise kesinlikle yazılmış en iyi eserlerden biri.
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
Özünü kolay bırakmayan kitaplardan.
10/10
·315 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 02:29
15 yıl kadar önce Ses ve Öfke Ses ve Öfke ‘yi okumayı denemiş ve başaramamıştım ki ben nadir kitap yarıda bırakan biriyimdir. Abşalom, abşalom ise aynı durumun tekrar edeceği ümitsizlikle başladım ama bu sefer daha sabırlı oldum Kitap’a karşı şimdi ise başka bir şey okumak artık yavan gelecek gibi geliyor bana. İçindeki o yoğun anlatımı, yazarın aktardığı derin duygu selini ancak emek verip, sabredenlere sunuyor resmen. Daha bitirmedim ama bu yıl benim için Faulkner yılı olabilir. İncelemeyi güncelleyeceğim.
Edebiyat
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
10/10
·315 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2018 23:51
Vinç, Kamyon ya da ağır ne varsa... Daha önce bu kitabı okumaktan daha zor bir uğraşım, daha ağır bir işim olmadı... Kitaba gelelim... Thomas Sutpen; hırslı, zeki, çalışkan , üç kağıtçı ve adı nefret kelimesinin sözlükteki karşılığı olabilecek kadar da kötü bir karakter.. Yaşlandım mı bilmiyorum, yorgun muyum onu da bilmiyorum ama bir günde en fazla 40 sayfa okuyabildiğim tek kitap oldu. Bazen kitabı duvara fırlatmak geçti içimden ya da kaza süsü vererek çay dökmek tabiki yapamıyor insan. Her ne kadar sıksa da bir sonraki sayfasını bu kadar merak ettiğim bir kitap daha olmamıştır. Kitabın genelinde bir nefret ve kin karmaşası var, misalen " Kırk üç yıllık nefret, kırk üç yıl çiğ et yemiş gibi kuvvetlendirmişti Onu.(syf 286 ) Nefretin düşmanlığın ana sebebi sadece Sutpen değil elbetteki. Evlendiği eşinin melez olduğunu öğrenen Sutpen'in olduğu yerden kaçmasına neden oluşu ve bir oğlu olduğunu bilmemesi. Tekrardan evlenmesi ve bu yeni evlilikten olan talihsiz kızına haberdar olmadığı oğlunun , haberdar olmasına kadar aşık olması, ikinci evliliğin öbür ferdi Henry' nın de kardeşine duyduğu aşk ve sevgi karmaşasında içinden çıkılmaz olaylar. Karmaşanın bir sebebi de olmadığınızı sandığınız halde birden ortaya çıkan bir yetim sevgi. Biri çıkıp birini seviyor , o sevgi düşmanlığa neden oluyor , baba başkahraman iken neredeyse perde arkasında müdahalesini sürdürüyor biz görmüyoruz sadece hissediyoruz. Ve onun" yüz kilometrekaresi " Cümleler o kadar ağır geliyor ki bazen üç kez tekrar etmek gerekiyor, nokta deseniz hak getire, virgüller biraz dinlenmek içinken burada tam tersine , virgül olan yeri daha hızlı okumak gerekiyor. Son olarak herşeye rağmen hayatımda okuduğum en ağır dilli kitaptı bir daha söyleyeyim. Bu kitabı okumadan önce lütfen dünya üzerinde canınızı sıkan
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
9/10
·315 syf.··
2024 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2024 20:56
Fakir bir İskoç-İngiliz asıllı aileye doğan Thomas Sutpen'in çocukluğuna etki eden bir olaydan sonra çıktığı yolculuğun, hem kendisini hem de ileri bir dönemde hayatlarına dahil olacağı Coldfield ailesini sürüklediği olayları konu eden bir roman. Sutpen'i on dört yaşında Haiti'ye doğru yola çıkaran şeyin güç arzusu, cesaret ve kurnazlık olduğunu görüyoruz. Kafasında oluşturduğu ideal yaşama ulaşmak için hem içine doğduğu hem de Haiti'de edindiği ailesinden vazgeçer ve kitabın ana yerleşim merkezini oluşturan ve tamamen hayali bir yer olan Güney'deki Yoknapatawna-Jefferson bölgesine taşınır. Sutpen'in çizdiği kimlik öylesine gizemlidir ki, yöre halkı bu adamın geçmişine dair çeşitli söylentiler oluşturur. Uzunca bir uğraştan sonra bütün yerleşim yerlerinden uzak bir ev inşa eden karakter, yörede zengin olmayan bir beyazın kızı Ellen ile evlenir ve Sutpen-Coldfield ailelerini bekleyen olaylar dizisi başlar. Bu çiftin Henry ve Judith adlarında iki çocukları olur. Aileyi sarsan olaylar Henry'in arkadaşı Charles Bon'un Jefferson'a gelmesiyle başlar ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Tüm karakterler Sutpen'in (diğer bir deyişle İblis'in) geçmişinde yapmış olduğu seçimlerin ve hataların sonuçlarıyla yüzleşir, nerdeyse hiçkimse bu yaylım etkisinden kurtulamaz ve bunun lanet gibi nesilleri takip ettiği ima edilir. Arka plandaki Amerikan sivil savaşı ve Güney'in Kuzey karşısındaki yenilgisi, melezleşme, ensest gibi temalar romana sürükleyicilik kazandırmış. Klasik bir giriş ve gelişmeden ziyade Faulkner okuyucularının aşina olacağı şekilde olay örgüsü farklı karakterler tarafından (örneğin; Teyze Rosa, Bay Compson, Quentin, Shreve) hikaye anlatıcılığı şeklinde aktarılmış. Bu tarzın sağladığı güzel bir nokta var o da şu: Hem olaya bizzat şahit olanlar hem de duyum şeklinde
Edebiyat
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2025 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 13:27
Abşalom Abşalom ~ William Faulkner Geçmiş asla ölmez. Hatta geçmiş değildir bile. Merhaba sevgili kitapseverler; Bir Kazı Çalışması: Abşalom, Abşalom! Okuru, Güney'in çürüyen aristokrasisinin enkazına gömülü bir hakikati ortaya çıkarmaya çağırıyor. Bu roman hikâye anlatmıyor; aksine, içinize işleyen sorular sorduruyor. Yine Faulkner’a özgü o uzun, karmaşık ve soluk kesen cümlelerle, Thomas Sutpen'in gizemli ve lanetli hayatını farklı anlatıcıların perspektifinden okuyoruz. Her anlatıcı kendi gerçeğini yaratırken, tek ve nesnel bir hakikat diye bir şeyin olmadığını anlıyoruz. Roman, Amerika'nın en büyük yaralarından biri olan ırk meselesini, bir ailenin trajedisi üzerinden derinlemesine sorguluyor. Peki nedir bu "Abşalom"? İsmi, Eski Ahit'teki en trajik hikayelerden birine, Kral Davut'un oğlu Avşalom'a göndermedir. Oğul, babasına isyan eder ve saçları bir ağaca takılarak ölür. Kral Davut'un yaktığı ağıt yüzyılları aşar: "Oğlum Avşalom, oğlum, oğlum Avşalom! Keşke senin yerine ben ölseydim!"der. Abşalom’un saçlarının ağaca dolanarak ölmesi, metinsel bir karşılık taşır. Ahit’de bu sahne sadece bir ölüm değil, bir gururun bedeli, bir isyanın kendi ağına düşmesi anlamına gelir. Yani Davut’a başkaldıran oğul, en çok övündüğü (güzel saçlarıyla simgelenen) özelliği yüzünden ölür. Faulkner, bu kadim trajediyi alır ve modern bir ailenin çöküşüne uyarlar. Tıpkı Davut'un ailesinde olduğu gibi, Sutpen ailesi de ırkçılık, ensest, nefret ve intikamla yok olur. Son sözü yine Faulkner söyler; İnsan, kendi inşa ettiği şeyi neden kendi elleriyle yıkar? Faulkner okumayı çok seviyorum ve hep seveceğim.. Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
8/10
·315 syf.··
2020 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 14:07
William Faulkner okumanın zor olduğunu biliyordum. Daha önce Ses ve Öfke, Ağustos Işığını okumuştum. Ancak bu kitabını okurken çok yoruldum ve birkaç kez yarıda bırakmayı düsündüm. Kitap ancak sonuna doğru etki alanına alıyor. Kısaca Amerikanın güneyinde geçiyor bana göre geçmişi ve geleceği olmayan Thomas Sutpen in ekseninde yasananları anlatıyor. Neredeyse bütün kişiler gizemli sözlü iletişimin minimum olduğu anlatımın karmaşıklığı belli bir olay örgüsünün olmaması okumayı zorlaştırıyor. Buna rağmen roman okunmalı mı bence evet. Çünkü kitabin sonuna yaklastıkça iyiki bırakmamışım diyor insan. Yazar herşeyi sanki sona bırakmış. Zaten yazar en baştan itibaren kimin ne olduğunu ne yaptığını anlatıyor ama NEDEN ve NASIL olduğunu sona bırakıyor bu durumda okumayı sürdürmeniz gerekiyor. Kısaca dikkatli bir okuyucu bu kitabı zorlanmadan okuyacaktır. Kitabın adı ve anlatılan olayla igisini anlayamamıstım. Google da Abşalom kelimesini araştırdığımda neden böyle bir ad seçtiğinide anladım. Son bir tavsiye ya da hile mi desem. Kitabı okumadan önce sonunda yer alan soyağacını okursanız daha rahat bir okuma yapabilirsiniz.
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
Zor ötesi kitap
Puan vermedi·315 syf.··
2023 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2023 23:59
Hayatımda okuduğum en zor kitap.Okunacak onca kitap varken bu kitap ile zaman kaybetmenizi istemem.Okumayınca çok bir şey kaybetmezsiniz ama büyük bir zaman kaybınız olabilir.
1000Kitap
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2022 65. kitabı
Faulkner ile tanışmam “Ses ve Öfke” sayesinde olmuştu ama gönlümde taht kurması bu kitaba nasipmiş. Malum kendisinin kitapları zorlayıcı olarak bilinir. Ses ve Öfke’ye başlarken çekincem yoktu diyemem ama okuduktan sonra bahsedildiği kadar zorlanmadığımı fark etmiştim. Hatta o kitap son bölümlerinde normal roman akışına dönüşerek gayet rahat okunuyordu. Fakaat Abşalom Abşalom’da hiiiiç acımamış ve baştan sona yüksek dikkat ve odaklanma isteyen bir üslupla yazmış. Ve iyi ki de öyle yapmış çünkü sona vardığımda müthiş bir doyum verdi bana. Daha zorlayıcı ama kesinlikle daha sağlam bir roman. Yine değişen anlatıcılarla birlikte yapboz parçalarını tamamlatıyor bize ama bu defa daha farklı bir tarzda. Öyle iyi kurgulamış ki anlamadığımı ya da kaçırdığımı düşündüğüm şeyleri kendine has tekrarlarının üstüne yeni bilgileri katarak kucağıma bıraktığını gördükçe çok keyif alarak ilerledim. İlerledikçe sebebini öğrendiğimi sandığım şeylerin aslında bambaşka nedenleri olduğunu görmek, “ne entrikalar dönüyormuş “ demek de çok hoşuma gitti. Irkçılık ve savaş kitabın ritmi içinde kendilerine ait yeri buluyorlar. Bu kitapta da enseste değinmiş. Bir yerden sonra kendisine anlatılan hikayeyi arkadaşı Shreve ile zihinlerinden tamamlamaya çalışan Quentin’e eşlik ederek yapbozu tamamlıyoruz. Bu yüzden tamamladığımızı sandığımız yapboz belki de bambaşka bir şekle sahip. Bizimle böyle binbir şekilde oynamasına bayıldım! Ses ve Öfke’den baş karakter Quentin burada kahramanımız Sutpen’in arkadaşının torunu olarak hikayeyi aktaranlardan birisi. Bu detay da çok hoşuma gitti. Anlayacağınız ben kitabın ismiyle uyumu da dahil her şeyine bayıldım! Diğer eserlerinin bunu aşamayacağını düşünüyorum. Önünde saygıyla eğiliyorum…
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma

Yazar Hakkında

William FaulknerYazar · 31 kitap
Amerikan Modernist yazarların babası sayılan Faulkner, rakip gördüğü Ernest Hemingway'den farklı olarak, uzun ve karmaşık anlatımları benimsemiştir. Uyguladığı teknikler arasında bilinç akışı tekniği ve çoğul anlatı (multiple narration) teknikleri bulunur. 1930'larda Avrupa'daki deneysel geleneği izleyen ilk Amerikan yazarıdır. 25 Eylül 1897'de Mississippi'de doğan Faulkner, buradaki Güney geleneğinden oldukça etkilendiği bir çocukluk geçirdi. Daha sonra hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Oxford'daki Lafayette kasabasına taşındılar. Eserlerinde bahsettiği "Jefferson" Oxford'u, "Yoknapatawpha kasabası" ise Lafayette'i temsil eder. Büyük-büyük babası William Clark Falkner Konfederasyon ordusunda görev yapmış, tren yolu yaptırmış ve adını Tippah kasabası yakınındaki Falkner şehrine verdirmiş Mississippi'nin önemli karakterlerinden biridir. Aile soyadları Falkner olmasına rağmen, büyük ihtimalle görevli memurun hatası sonucu Faulkner olmuştur. Liseyi terkettikten sonra bir işte tutunamayıp "wastrel" (defolu mal) olarak anılmaya başlanmıştır. 1918'de, iki ailenin Faulkner'ın ev geçindiremeyeceğine karar verip ayırdıkları nişanlısı Estella Oldham'ın zengin ve yaşlıca olan Cornell Franklin'le evlenip Çin'e yerleşmesiyle büyük bir üzüntü yaşamış ve Yale öğrencisi olan Oxford'dan arkadaşı Phil Stone'un yanına, New Haven'a gitmiştir. Burada katiplik yapmış, Phil Stone'un onun için hazırladığı okuma programıyla klasikleri ve çağdaş yazarları okumuş, bu sayede Melville, Cervantes, Dostoyevski ve Conrad'ın eserlerine büyük hayranlığı oluşmuştur. Daha sonra Toronto'da yardımcı pilotluk yapıp Oxford'a geri dönen yazar bu sefer Mississippi Üniversitesi'ne girmiş, burada "Marionettes" adlı bir grup kurup aynı adı taşıyan bir oyun yazmaya çalışmış fakat başaramamış ve 1921'de okulu bırakıp New York'a gitmiştir. Burada bir kitapçıda çalışmış ve Sheerwood Anderson'ın ileride eşi olacak olan Elizabeth Prall'la tanışıp arkadaşlık kurmuştur. Aynı yılın Aralık ayında Oxford'a geri dönmüş ve bu sefer de üniversitede postane müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. 1924'de The Marble Faun(Mermer Tanrıça) adlı şiir kitabını basmıştır. 1925'de New Orleans'a gidip arkadaşı olan Elizabeth Prall sayesinde Sherwood Anderson'ın "çırağı" olmuş ve onun yönlendirmeleriyle Birinci Dünya Savaşı sonunda entellektüellerde ve toplumda görülen sıkıntı ve büyük üzüntüyü benimseyip, yine Anderson'ın yönlendirmesiyle 1926'da Soldier's Pay'i yazmıştır. 1929'a dek olan yazılarında şeytani özellikler taşıyan karanlık kötü kadın karakterler görülürken, 1928'de Estella'nın boşanıp dönmesi ve William Faulkner'ın onunla evlenmesiyle bu kadın modeli değişmiştir. 1929'da Sartoris'i yazmıştır. Bu eserinin önemli özelliği, Faulkner'ın ünlü Yoknapatawpha kasabası sembolünü ilk kullandığı kitabı olmasıdır. Aynı yıl ünlü eseri The Sound and the Fury'yi (Ses ve Öfke) yazmış ve büyük bir başarı kazanmıştır. 1930'da ise As I Lay Dying'de (Döşeğimde Ölürken) 40 mil ötedeki Jefferson'a gömülmek istediğini söyleyen Addie Bundren'in cenazesinin ailesi tarafında buraya götürülmesi anlatılır. Paraya sıkıştığı bir dönemde, sırf satış yapması için 1931'de yayımlanan Sanctuary'yi (Kutsal Sığınak) yazar fakat beklediği kadar büyük satışı sağlayamaz. Daha sonra devam eden maddi sıkıntıları yüzünden ara ara Hollywood'da senaryo yazarlığı yapar. 1932'de ise Light in August'u (Ağustos Işığı) yazar. Bu eserde, Lena Grave, Joe Christmas ve Peder Hightower'ın geçmişe saptantılı hikayeleri birçok anlatıcı kullanılarak anlatılır. 1936'da Absalom! Absalom!'u yazar. Faulkner eserlerinde genel olarak Güney kültürünün çöküşü ve bozuluşunu, ve aile sevgisi ve gururunun yok oluşunu ele alır. 1949 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra, 1955'de Pulitzer Ödülü'nü alan Faulkner, 1962'de bir kalp krizi sonucu ölmüştür.