Absalom, Absalom!

William Faulkner
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Abşalom, Abşalom! Yolculuğu
10/10
·315 syf.··
2021 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 14:32
Beş gün boyunca Faulkner'in dünyasında gezindim. Yoruldum, zorlandım, yer yer boğuldum. Ama iyi ki de okumuşum. Edebi tatmin açısından muazzam bir romandı. Döşeğimde Ölürken 'i okurken de benzer izlenimler edinmiştim. Aslında önce yazarın öne çıkan eseri Ses ve Öfke'yi okumayı düşünüyordum fakat Abşalom Abşalom, bir başka kitabın içinden çıkıp beni kendine çekti. Bu romanın bir karakteri olan Qentin, Ses ve Öfke'nin baş karakterlerinden biriymiş. İki romanı da okumak isteyenler bu durumu dikkate alıp önce Ses ve Öfke. 'yi okuyabilir. Eseri ne kadar anlatabilirim, bilmiyorum. Aslında tam olarak okuyabildiğimden de emin değilim. Kesinlikle ikinci kez okunmayı hak ediyor. Çünkü roman, yazım tekniğinin zor olması bir yana okurundan da oldukça çok şey bekliyordu. Faulkner sanki bize " Benim anlattıklarımı okumanız yetmez, görmelisiniz, siz de orada olmalısınız, acıyı siz de hissetmelisiniz" demek ister gibiydi. Tüm dikkatimi vermeye çalıştım ama yine de birçok boşluk kaldığına eminim. Gene de düşüncelerimden ve hislerimden hareketle parçaları birleştirip birkaç paragrafta anlatmaya çalışacağım: ● Faulkner, duyguyu hikayenin önüne geçirmiş. Hikaye sıradışı değil. Film benzeri bir trajikliği var. Fakat anlatım olağanüstü. Paragraflar süren cümlelerle, uzun uzun tamlamalarla, alışılmadık betimlemelerle, akla gelmedik detaylarla bütün duyguları zerk ediyordu adeta okura. Bu duyguların menşei kimi zaman anlık ve kişiye mahsus kimi zaman toplumsal belleğin bir ürünü ve sonsuz bir zamandan geliyor izlenimi veriyor. Kin, hüzün, öfke, korku ama en çok da keder... Abşalom Abşalom, bir mimari eser olsaydı, Gotik tarzında olurdu eminim. Öyle
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
10/10
·315 syf.··
2024 51. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 00:49
Amerikan edebiyatının büyük isimlerinden William Faulkner'ın #k:420438 ile birlikte başyapıtı sayılabilecek 1936 yılında yayımlanan romanı. Romanın asıl başarısı romana konu olan olayın kurguya ve anlatım tekniklerine kusursuza yakın bir şekilde yedirilmesinde. Pek çok modernist yazar, olayı geri plana atıp anlatımı iç konuşmalarla, bilinç akışıyla ve karmaşık zaman çizelgesiyle romanı zorlaştırmıştır. Faulkner ise olayı, romanın önemli bir parçası hâle getirmiştir ancak bu durumun metni kolaylaştırdığı söylenemez. Anlatım Faulkner’e münhasır, zaman olarak da tasvir olarak da girift. Kitaba 10 puan verdim ,okuma hazzım bu yönde olmasa bile. Bu puanı hak ettiğini düşünüyorum. Çünkü yazar gerçekten az ve öz romancılardan; yazar kitlelerinden değil, bazen Proust’tan dahi daha detaycı Kitabın ismiyle öykünün kendisi metaforik olarak ilgili. Abşalom , İsrail kralı olan Davut’un çocuğu olup, öz kız kardeşine tecavüz edip üvey kardeşi olan Ammon’u öldüren mitolojik şahsiyettir. Kitabın isminin tekrarlı Abşalom olması kesinlikle tesadüf değil, hikâyeyi okuyacak olanlara spoiler olmasın diye söylemiyorum ama okuyucu bu mitolojik öyküyü de göz önünde bulundurmalı. Sözün özü belli sayıda modernist kitap okumamış kişilerin bu romandan uzak durması fakat başarılı bir edebî metin okuma arzusunda olanların ise kesinlikle göz önünde bulundurması gerekir.
İnceleme
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
artık huzur denebilecek bir hissizlik içinde yaşıyorduk...
8/10
·296 syf.·
2023 286. kitabı
~~~senin de benim de, tuhaftır, yaşamaya mahkûm olanlara dahil olduğumuza inanıyorum~~~ William Faulkner 'ın dokuzuncu romanı ve en çok beğenilen romanlarından biri olan Abşalom Abşalom, zenginlik bulan ve ardından saygın bir aileyle evlenen fakir bir adam olan Thomas Sutpen ile ilgilidir. Thomas Sutpen'in ve onun 1830'da Jefferson, Mississippi'de bir hanedan kurmaya yönelik acımasız ve kararlı girişiminin öyküsünü anlatır. Her ne kadar onun büyük planı sonunda kendi oğulları tarafından yok edilmiş olsa da, bir yüzyıl sonra Sutpen'in figürü gençlerin peşini bırakmamaya devam eder. Kendi aile mirasına ve Eski Güney'in mirasına takıntılı olan Quentin Compson. Hırsı ve aşırı kontrol ihtiyacı onun ve ailesinin yıkılmasına neden olur. Sutpen'in hikayesi birden fazla anlatıcı tarafından anlatılıyor ki bu Faulkner tarzının en belirgin özelliğidir ve okuyucunun farklı konuşmacılar tarafından anlatılan olayların gözlemlenmesine olanak tanıyor. Bu zorlayıcı teknikle, romanın temel sorusunu hep akıldadır: İnsanlar geçmiş hakkındaki gerçeği ne ölçüde bilebilir? ~~~hiçbir şeyin olmadığı bir dünyaya tercüme edildiğini hissediyordu... ...uykuda da uyanık da olsa değişen bir şey yoktu ve yaşadığı müddetçe de olmayacaktı~~~ 1800lü ve 1900lü yıllarının başında geçen hi­kaye, Sutpen ile doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili karakterlerin bakış açısından anlatılırken, Thomas Sutpen'in köylüden büyük çiftlik sahibi­ne dönüşmesinin, çiftliğinin ve muhtemel oğlu, siyahi genlere sahip ol­ma olasılığı yüksek Bon'un hikayesi olan Abşalom Abşalom ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır. Zorlayıcı bir okuma yaşatan kitap aynı olayın farklı bakış açılarını ait vurguları ile daha da etkili olmuştur ki bu bakış açıları benim en sevdiğim tekniktir, Faulkner beni okurken zorlasa da*** Ayrıca 1983
1001KitapOkumalarım
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2021301 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2021 164. kitabı
Faulkner’ın başyapıtlarından biri kabul edilen Abşalom, Abşalom! yine yazardan okumaya aşina olduğumuz şekilde, ABD’nin Güney bölgesinde bir ailesinin çözülüş hikayesini konu alıyor. Sanayileşen toplumda artan ahlaki yozlaşma ve toplumsal bozulma, bir ailenin dağılma hikayesi ekseninde işleniyor. Bununla beraber iç savaş ve ırkçılık meselesi de var elbette. Tüm bunlar yine yazara özgü ve eşsiz bir anlatım tekniğiyle anlatılıyor. İki karakterin sohbetiyle açılan hikayeyi, farklı karakterlerin ağzından ve kronolojik kaygı gütmeden farklı farklı kesitleri sunarak anlatıyor Faulkner. Okur, bir yandan edebi açıdan muazzam cümlelerin arasında kaybolurken bir yandan da merak duygusunu yitirmeden kafasında parçaları birleştirmeye çalışarak ilerliyor. Benim okuduğum dördüncü Faulkner kitabıydı ve artık yazarın tarzına alıştığım için de olabilir ancak bu kitabında beni bilinçakışı tekniğini kullanma şeklinden ziyade cümlelerin uzunluğu zorladı bir miktar. Faulkner okumak bana inanılmaz keyif veriyor. Tarzına alışıncaya kadar zorluyor fakat alıştıktan sonra tadına varıyorsunuz. Faulkner’a Döşeğimde Ölürken ile başlamanızı tavsiye ederim. Tapınak ile Ses ve Öfke bence mutlaka okunmalı. Abşalom, Abşalom ise kesinlikle yazılmış en iyi eserlerden biri.
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 23:52
20. yüzyıl Amerikan Edebiyatı'nın en ünlü roman yazarlarından biri olan William Faulkner, Kutsal Kitabı kendine rehber edindiği ve 1936'da yayımladığı eseri Abşalom Abşalom'da, Kral Davud ile oğlu Abşalom'un hikâyesine atıfta bulunarak Kitabı Mukaddes'ten Güney'in efsanesine, oradan da modern dünyanın karmaşasına uzanan bir roman yaratmıştır. Eski Ahit'e göre; Hz. Davud'un üçüncü oğlu, yakışıklılığı ve saçlarının güzelliği ile ünlü Abşalom'dur. Öz kız kardeşi Tamar'a tecavüz eden üvey ağabeyi Amnon'u öldürünce, babası tarafından sürgüne gönderilen Abşalom, bir süre sonra hatırlı kişilerin araya girmesi ile affedilir. Ancak, artık eski Abşalom değildir, hırs, öfke, nefret ve intikam doludur ve tek hedefi babasının yerine tahta geçmektir. Babasına karşı düşmanlarıyla birleşerek ayaklanan Abşalom, savaşta yenilip, kaçmaya çalışırken uzun saçları bir ağaca takılır ve Davut'un ordusuna komuta eden Yoab tarafından öldürülür. Oğlunun kanlara bulanmış güzelim saçlarını, eline dolayarak ağlayan babası Davud'un son nidası ise "Abşalom! Abşalom!" olur. Hikaye ile roman arasındaki bağlantıya daha sonra değineceğim ama ondan önce kitapla ilgili bir bilgi daha vermek istiyorum. Romanın 6. bölümünde yer alan ve toplam 1.288 kelime içererek "Edebiyattaki En Uzun Cümle" olma özelliğiyle 1983 Guinness Rekorlar Kitabı'na giren Abşalom Abşalom, Ses ve Öfke kitabıyla birlikte yazara Nobel Edebiyat Ödülü'nü de kazandırmıştır. 1897'de Mississippi'de doğan Faulkner, burada, Güney geleneğinden oldukça etkilendiği bir çocukluk geçirmiş ve daha sonra hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Oxford'daki Lafayette kasabasına taşınmıştır. Faulkner, doğduğu ve yaşadığı bu şehirlerden kendi Güney imgesini yaratarak hayali bir bölge kurmuş, kendi eliyle haritasını çizmiş ve bir çok eserinde de bu
Edebiyat
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2021301 okunma
Özünü kolay bırakmayan kitaplardan.
10/10
·315 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 02:29
15 yıl kadar önce Ses ve Öfke Ses ve Öfke ‘yi okumayı denemiş ve başaramamıştım ki ben nadir kitap yarıda bırakan biriyimdir. Abşalom, abşalom ise aynı durumun tekrar edeceği ümitsizlikle başladım ama bu sefer daha sabırlı oldum Kitap’a karşı şimdi ise başka bir şey okumak artık yavan gelecek gibi geliyor bana. İçindeki o yoğun anlatımı, yazarın aktardığı derin duygu selini ancak emek verip, sabredenlere sunuyor resmen. Daha bitirmedim ama bu yıl benim için Faulkner yılı olabilir. İncelemeyi güncelleyeceğim.
Edebiyat
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
10/10
·315 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2018 23:51
Vinç, Kamyon ya da ağır ne varsa... Daha önce bu kitabı okumaktan daha zor bir uğraşım, daha ağır bir işim olmadı... Kitaba gelelim... Thomas Sutpen; hırslı, zeki, çalışkan , üç kağıtçı ve adı nefret kelimesinin sözlükteki karşılığı olabilecek kadar da kötü bir karakter.. Yaşlandım mı bilmiyorum, yorgun muyum onu da bilmiyorum ama bir günde en fazla 40 sayfa okuyabildiğim tek kitap oldu. Bazen kitabı duvara fırlatmak geçti içimden ya da kaza süsü vererek çay dökmek tabiki yapamıyor insan. Her ne kadar sıksa da bir sonraki sayfasını bu kadar merak ettiğim bir kitap daha olmamıştır. Kitabın genelinde bir nefret ve kin karmaşası var, misalen " Kırk üç yıllık nefret, kırk üç yıl çiğ et yemiş gibi kuvvetlendirmişti Onu.(syf 286 ) Nefretin düşmanlığın ana sebebi sadece Sutpen değil elbetteki. Evlendiği eşinin melez olduğunu öğrenen Sutpen'in olduğu yerden kaçmasına neden oluşu ve bir oğlu olduğunu bilmemesi. Tekrardan evlenmesi ve bu yeni evlilikten olan talihsiz kızına haberdar olmadığı oğlunun , haberdar olmasına kadar aşık olması, ikinci evliliğin öbür ferdi Henry' nın de kardeşine duyduğu aşk ve sevgi karmaşasında içinden çıkılmaz olaylar. Karmaşanın bir sebebi de olmadığınızı sandığınız halde birden ortaya çıkan bir yetim sevgi. Biri çıkıp birini seviyor , o sevgi düşmanlığa neden oluyor , baba başkahraman iken neredeyse perde arkasında müdahalesini sürdürüyor biz görmüyoruz sadece hissediyoruz. Ve onun" yüz kilometrekaresi " Cümleler o kadar ağır geliyor ki bazen üç kez tekrar etmek gerekiyor, nokta deseniz hak getire, virgüller biraz dinlenmek içinken burada tam tersine , virgül olan yeri daha hızlı okumak gerekiyor. Son olarak herşeye rağmen hayatımda okuduğum en ağır dilli kitaptı bir daha söyleyeyim. Bu kitabı okumadan önce lütfen dünya üzerinde canınızı sıkan
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2016301 okunma
10/10
·296 syf.··
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:16
Bir soyun başlangıcı ve felaket yazgılarla teker teker tükenişleri , beyaz ve siyah + melez . Kendi içlerinde birbirlerini tükettikleri bir hayat . Ama çok dilden anlatı var , şahit olan , duyan , dertleşen , mektuplar, dededen toruna kısa bir hikaye gibi akan bir tükenişin , bitişin belkide çoğalmanın , yada bazı şeylerin normalleşmesi , şerefi ve onuru sorgulatan bir hayat hikayesinin boşluklarını doldurmaya çalışan 2 arkadaş . Okurken kafam çok karıştı bazen 10 sayfa geriye gittim bazen sonunda harita ve isim listesini inceledim bulmaca gibiydi adapte olmam zor oldu ama değer , betimlemeler olağanüstüydü .
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2021301 okunma
8/10
·384 syf.··
2024 47. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 12:50
Uzun zamandır radarımda olan Faulkner'ın Abşolom Abşolom 'u sonunda bitti. Bilinç akış tekniğiyle yazıldığı için karmaşık , okuması bir hayli zor , malum nokta koymayı da sevmiyor yazarımız. Uzun ,bitmeyen cümlelerinde kayboluyorsunuz. Kurgu edebiyatının en uzun cümlesi -1288 kelime ile bu eserde. Güneyin efsanevi karakteri Sutpen ' in bir anda ortaya çıkıp hanedanlığını kurmasıyla değişen dengeler , gizemli tavırları , kurduğu aile yapısı , zenci köleleriyle ilişkisi ve Amerikan iç savaşı anlatılıyor eserde. Sutpen 'in kurduğu büyük çiftliğin yükselişini , çöküşünü harika bir kurgu ile sunan Faulkner okurlarını zorlu ve katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Faulkner 'ın yazım tekniğine alışmakta oldukça zorlandım , ilk sayfaları defalarca okudum okudukça alıştım, alıştıkça da sevdim. Kitabın arkasındaki soyağacı da kılavuz oldu bana . Okuduğuma asla pişman değilim oldukça çarpıcı pasajlara sahip bu tarz okumayı seven herkese tavsiye ederim
Absalom, Absalom!William Faulkner · Vintage Classics · 1995301 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 17:24
Kitap Dünyam 2024 #nadidekitaplar maratonunun ocak ayı kitabıydı Abşalom, Abşalom!.. Açılışı iyi kitaplarla yaptık. Bu kitabın oldukça beyin yakan bir anlatımı var, sakinlik istiyor yani...
Edebiyat
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2021301 okunma

Yazar Hakkında

William FaulknerYazar · 31 kitap
Amerikan Modernist yazarların babası sayılan Faulkner, rakip gördüğü Ernest Hemingway'den farklı olarak, uzun ve karmaşık anlatımları benimsemiştir. Uyguladığı teknikler arasında bilinç akışı tekniği ve çoğul anlatı (multiple narration) teknikleri bulunur. 1930'larda Avrupa'daki deneysel geleneği izleyen ilk Amerikan yazarıdır. 25 Eylül 1897'de Mississippi'de doğan Faulkner, buradaki Güney geleneğinden oldukça etkilendiği bir çocukluk geçirdi. Daha sonra hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Oxford'daki Lafayette kasabasına taşındılar. Eserlerinde bahsettiği "Jefferson" Oxford'u, "Yoknapatawpha kasabası" ise Lafayette'i temsil eder. Büyük-büyük babası William Clark Falkner Konfederasyon ordusunda görev yapmış, tren yolu yaptırmış ve adını Tippah kasabası yakınındaki Falkner şehrine verdirmiş Mississippi'nin önemli karakterlerinden biridir. Aile soyadları Falkner olmasına rağmen, büyük ihtimalle görevli memurun hatası sonucu Faulkner olmuştur. Liseyi terkettikten sonra bir işte tutunamayıp "wastrel" (defolu mal) olarak anılmaya başlanmıştır. 1918'de, iki ailenin Faulkner'ın ev geçindiremeyeceğine karar verip ayırdıkları nişanlısı Estella Oldham'ın zengin ve yaşlıca olan Cornell Franklin'le evlenip Çin'e yerleşmesiyle büyük bir üzüntü yaşamış ve Yale öğrencisi olan Oxford'dan arkadaşı Phil Stone'un yanına, New Haven'a gitmiştir. Burada katiplik yapmış, Phil Stone'un onun için hazırladığı okuma programıyla klasikleri ve çağdaş yazarları okumuş, bu sayede Melville, Cervantes, Dostoyevski ve Conrad'ın eserlerine büyük hayranlığı oluşmuştur. Daha sonra Toronto'da yardımcı pilotluk yapıp Oxford'a geri dönen yazar bu sefer Mississippi Üniversitesi'ne girmiş, burada "Marionettes" adlı bir grup kurup aynı adı taşıyan bir oyun yazmaya çalışmış fakat başaramamış ve 1921'de okulu bırakıp New York'a gitmiştir. Burada bir kitapçıda çalışmış ve Sheerwood Anderson'ın ileride eşi olacak olan Elizabeth Prall'la tanışıp arkadaşlık kurmuştur. Aynı yılın Aralık ayında Oxford'a geri dönmüş ve bu sefer de üniversitede postane müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. 1924'de The Marble Faun(Mermer Tanrıça) adlı şiir kitabını basmıştır. 1925'de New Orleans'a gidip arkadaşı olan Elizabeth Prall sayesinde Sherwood Anderson'ın "çırağı" olmuş ve onun yönlendirmeleriyle Birinci Dünya Savaşı sonunda entellektüellerde ve toplumda görülen sıkıntı ve büyük üzüntüyü benimseyip, yine Anderson'ın yönlendirmesiyle 1926'da Soldier's Pay'i yazmıştır. 1929'a dek olan yazılarında şeytani özellikler taşıyan karanlık kötü kadın karakterler görülürken, 1928'de Estella'nın boşanıp dönmesi ve William Faulkner'ın onunla evlenmesiyle bu kadın modeli değişmiştir. 1929'da Sartoris'i yazmıştır. Bu eserinin önemli özelliği, Faulkner'ın ünlü Yoknapatawpha kasabası sembolünü ilk kullandığı kitabı olmasıdır. Aynı yıl ünlü eseri The Sound and the Fury'yi (Ses ve Öfke) yazmış ve büyük bir başarı kazanmıştır. 1930'da ise As I Lay Dying'de (Döşeğimde Ölürken) 40 mil ötedeki Jefferson'a gömülmek istediğini söyleyen Addie Bundren'in cenazesinin ailesi tarafında buraya götürülmesi anlatılır. Paraya sıkıştığı bir dönemde, sırf satış yapması için 1931'de yayımlanan Sanctuary'yi (Kutsal Sığınak) yazar fakat beklediği kadar büyük satışı sağlayamaz. Daha sonra devam eden maddi sıkıntıları yüzünden ara ara Hollywood'da senaryo yazarlığı yapar. 1932'de ise Light in August'u (Ağustos Işığı) yazar. Bu eserde, Lena Grave, Joe Christmas ve Peder Hightower'ın geçmişe saptantılı hikayeleri birçok anlatıcı kullanılarak anlatılır. 1936'da Absalom! Absalom!'u yazar. Faulkner eserlerinde genel olarak Güney kültürünün çöküşü ve bozuluşunu, ve aile sevgisi ve gururunun yok oluşunu ele alır. 1949 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra, 1955'de Pulitzer Ödülü'nü alan Faulkner, 1962'de bir kalp krizi sonucu ölmüştür.