Türkiye’de eleştiride -yalnızca edebiyat eleştirisinde değil, topluma ya da kültüre yönelik eleştiride de- reflekse dönüşmüş bir yaklaşım var. Bir yokluk tespitiyle, onsuz yapılamayan şu ilk cümleyle başlıyor eleştiri: Bizde felsefe yok, bizde roman yok, bizde trajedi yok, bizde eleştiri yok, bizde birey yok.
"Ben Bay Brod'u haklı buldum. Kafka bütün çalışmalarının yakılmasını istedi diye Bay Brod'un buna uymasını şahsen ben de beklemezdim. İyi dost demek size rağmen ,yani yanlışınıza rağmen sizin için doğruyu yapan kişi demektir. Yoksa dost değil emir kulu olurdu."