" Ya akşamlar! Gaz lambası ışığında doldurulması gereken, sinemasız ve televizyonsuz saatler! Ekmeğini taştan çıkaranlar için bu hiç de sorun olmuyordu; günde on iki saat çalışırsanız akşam yemeğinden sonra ne yapacağınızı fazla düşünmenize gerek kalmaz. Ama zavallı talihsiz zenginler; akşam saatlerinden önce kendi başlarına dilediklerini yapma hakkına sahip olmalarına rağmen, âdetler sonraki saatlerini topluluk içinde sıkılarak geçirmelerini emreder."
"... işte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hâlâ geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, diye homurdanıp dururuz."