Zordur tabii ki içi dıșı bir kadınların anlaşılması . Ve zordur, degerlerine göre yaşayan bu kadınların kendilerini digerlerine anlatması. Hani zorluklarda kaçmak yerine, savasmayi seçen, düştükleri dikenli yollarda bile kendilerine yeni bir yol çizen ve yeri geldiginde de acılarına bile gülümseyen kadınlardan bahsediyorum.
Dert anlatmak için oturdukları masalardan dert dinleyerek kalkan, inandiklari bir dogru için tüm limanlarını bir anda yakan ve karar verip yola düştüklerin de ise, kimsenin göz yaşına acımayan kadınlar var diyorum.
Yalnızlığı iliklerine kadar hissetseler de,kişiliklerinden asla ödün vermeyen, ağladıklarında göz yaşlarının son damlasına kadar ağlayan, mutlu olduklarında ise herkesi kıskandıracak kadar içten gülen ve yaşadıkları tüm olumsuzluklara ragmen yine de hayattan zevk almasını bilen kadinlara sesleniyorum.
Birileri tarafindan degeriniz bilinmese de unutmayın ki birilerinin olmazsa olmazisiniz. Birilerinin can damari ve hayat pinarisiniz. Firtinalarda köklerine ve sevdiklerine tutunup dimdik ayakta kalan kadinlar,SİZ İYİ Kİ VARSINIZ…
"Mesela elinde atesi oldugu halde karanlikta kalmaya devam eder insan. Mesela bagislayabilecek kadar genis ve bereketli birgönlü olduğu halde kavga ve çatisma içinde kalip hırpalar ken-dini. Mesela sonsuz bir sevme kabiliyeti oldugu halde hep birileri onu sevsin diye çırpınır durur. Üstelik sectigi insan onu sevsin diye de bencillik eder, ısrar eder. Senin de çakmagin var ama hâlâ karanlıkta duruyorsun.
Depremler ve savaşlar olmasaydi daha güzel olmaz miydi dünya? Hirosima olmasaydi daha sevimli bir yer olmaz may-di yeryüzü? Tsunamiler olmasaydi, Mogol istilasi olmasaydi,
Osmanli yikilmasaydi... Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin sehit edil-
meselerdi, daha hayirl olmaz miydi? Kendi kisisel hayatimiza göz gezdirdigimiz zaman da, keske su sinavi kazansaydim, su üniversiteyi okuyabilseydim, su basary elde edebilseydim, bu hastaliga tutulmasaydim, depresyona girmemis olsaydim, keske
iflas etmeseydim, ihanete ugramasaydim, gibi herkesin yüzlerce
'keskesi vardir. Ancak bunlar dünyanin ve insanin bütünlügü-
nü tamamlayan meselelerdir. Dünya bir cennet degildir, dünya
sirat köprüsü degildir, dünya kabir hayati degildir, dünya anne karni degildir. Dünya, dünyadir. Onun kendine has özellikle-ri ve kusurlari vardir. Dünyayı dünya yapan kismen kusurlari olduğu için, onun icinde ne kusursuz bir es, ne kusursuz bir arkadas, ne de kusursuz bir ev veya bir is bulunamayacaktir.
Tavugun bedenine aslan ruhu yerlestirmek, onu daha ideal bir tavuk yapmayacag gibi, onun yaşamini imkânsiz kilar.