Esra Tutak

Esra Tutak
@EsraTutak
8/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Jane Eyre. Güzel kitaptı. Tüm yaşananlara rağmen Jane hiç bir zaman kimseye boyun eğmedi. Fikirlerini istediği gibi ifade etti. Sonradan tanıştıkları adamın evlilik teklifini reddetti. Dönemine göre güçlü bir kadındı Jane Eyre. Kitabın özeti:(bir siteden aldım, okuduğum kitapların içeriğini unutmamak için buraya not alıyorum) Jane Eyre, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş bir kız çocuğudur. Dayısı onu yanına alarak iyi bir hayat sürdürmesine yardımcı olurken dayısının ölümünden sonra kötü kalpli yengesi Bayan Reed'in zalimliğiyle karşı karşıya kalır. Bayan Reed, Jane'i sürekli aşağılar ve onu hor görürken Jane’e tek iyi davranan kişi Kahta Bessie'dir. Jane, kitap okumayı çok sever ve bir gün erkek kuzeninin kitaplığından bir kitap okurken yakalanarak kötü bir şekilde dövülür. Yengesi tarafından dayısının eski odasına kapatılan Jane, burada dayısının silüetini görerek bayılır. Doktor bir şeyi olmadığını söyler ancak kötü kalpli yenge Jane’i evden göndermek için doktordan rapor alır. Sonunda Jane, yatılı okula verilir. Yatılı okula giden Jane, altı yıl öğrencilik ve iki yıl öğretmenlik yaparak zaman geçirir. Ancak farklı bir şeyler denemek ister ve Thornfield'deki bir iş ilanına başvurur. Öğretmenlik yapmak üzere davet edilir. Orada karşılaştığı yaşlı ve tatlı kadın Mrs. Fairfox'un kahya olduğu evde öğretmenlik yaparken Adele isimli küçük bir kız çocuğuna ders verir. Bu sırada evin sahibi olan Mr. Rochester ile tanışır ve ona aşık olur. Mr. Rochester da aynı şekilde hisseder ve bir süre sonra ona evlenme teklifi eder. Ancak düğün günü, Rochester'ın zaten evli olduğu ortaya çıkar ve Jane evi terk eder. Rochester'ın deli karısı da evin tavan arasında yaşamaktadır. Birkaç gün boyunca aç ve susuz kalan Jane, sonunda dayanamayacak hale gelir ve yolculuğu
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Reklam
Yabancılık
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Açıkçası çok garip bir kitaptı. Kahramanı dünyaya yabancıydı. Onun için birşey olmuş ya da olmamış fark etmezdi. Annesinin ölümünü olağanüstü bir sakinlikle karşılamıştı. Ne varki onun için herşey olağandı. Camu'nun hayat felsefesi olan yaşam anlamsızdırı kitapta rahatlıkla göreblilirsiniz. Nedensizce bir adamı öldürüyor ve çok sakin kalıyor. Dava görüşmelerinde kendini savunma girişiminde bulunmuyor, cinayeti neden işlediği üzerinde düşünmüyordu. Hiçbir şeyde anlam aranıyordu. Bu tavırları kitap boyunca ben çok rahatsız etti. Anlamakta ve yorumlamakta güçlük çektiğim kitaplardan oldu. Bir arkadaşımın yorumunu da sizlerle paylaşmak isterim: kitapta Meursault'un masasına bir kadın oturuyor. Kadın Meursault'un tam tersi bir karakter. Ne yiyeceğini ne kadar tutacağını ne kadar bahşiş bırakacağını hesaplıyor. Yazar burada iki zıt karakteri aynı masada buluşturarak hayattaki zıtlıkları gözler önüne seriyor. Ve Meursault aslında Marie aşık ama ne bunun farkında ne de bunu Marie söyleyebiliyor. İşte günler böyle suskun ve sakin geçip gidiyor. Kitap özeti:(bunu bir siteden kopyaladım, kitabın içeriğini unutmayayım diye incelemelerime ekliyorum) Kitap Meursault’un annesinin ölümü ile başlar. Meursault, bu ölüme hiç üzülmemiş gibidir. Cenazede kendisine sadece annesinin iş arkadaşı eşlik eder, Meursault annesinin cesedini özellikle görmek istemez. Bu olaydan sonra Meursault Cezayir’e gelir ve iş arkadaşı Marie ile tanışır. Marie, yeni tanıştığı bu adamın kendi annesinin ölümüne hiç üzülmemiş olmasına şaşırmaktadır. Üstelik Meursault Marie ile çıktığı randevularının hiç birinde duyguya dair herhangi bir hareket, mimik göstermemektedir. Meursault’un komşusu Raymond’ın evinden kız arkadaşını açıkça taciz ettiği belli olan sesler yayılır. Polis çağırılır ancak
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
6/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 14:30
Kitapta İslam'la alâkalı bazı konular soru cevap şeklinde işlenmiş. Özellikle inanç konusunda bir çok soru ve cevap var. Kitabı okudum tüm sorularım cevaplandı diye bir beklentim yoktu zaten, bu bir kitapla olacak iş değil. Dediğim gibi oldukça temel bir eserdi inanç hakkında daha kapsamlı kitaplar okumalıyız bence.
Gençler İnançtan SoruyorRamazan Altıntaş · Diyanet Vakfı Yayınları · 2021264 okunma
Gereğinden Fazlası
8/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
İnci kitabı Meksika'da inci avcılığı ile geçimini sağlayan bir aileyi anlatıyor. Kitap oldukça fazla toplumsal konuya parmak basıyor.Kitapta dikkatimi çeken birkaç noktadan bahsetmek istiyorum: 1) Kino ve Juana'nın yapması gereken şey çocuklarının tedavisi için yetecek kadar para bulmaktı. Lakin onlar ihtiyaçları olan inciden daha büyüğünü bulunca bir sürü şey yapmak istediler: düğün yapmak, yeni kıyafetler almak, çocuklarını okula göndermek... İnsan istediğinden fazlasını elde edince ne de çabuk değişiyordu istekleri. Daha düne kadar tek derdi çocuklarının sağlığı olan bu aile şimdi birsürü hayal kurmuşlardı. 2) Kino ve Juana sürekli birbirleriyle konuşarak ortak karar vermeleri çok güzeldi. Juana incinin başlarına bir iş açacağını hissediyordu ama Kino bu incinin kurtuluşları olacağına inanıyordu. İkisi de kendilerince haklıydılar. Kino ailesinin bu sefaletten kurtulup çocuğunun eğitim görmesini istiyordu. Konuşarak ortak bir karara varıp beraber hareket etmeleri aile bütünlüğünü çok güzel anlatıyordu. 3) Köy halkı incinin çok değerli olduğunu biliyordu buna rağmen içlerinden tek bir kişi onu çalma girişiminde bulunmadı. Herkes onların iyliğini istiyordu. Burada da saf bir dostluk görülüyordu. 4) Kitapta doktorun parasına ve rengine göre hasta seçmesi de işlenir. Bu günümüzde şekil değiştirerek devam eden bir şeydir. Malesef ki dini, ırkı, parasına göre insanlar ayırt edilir. Kitap özeti:İnci ile geçimini sağlayan Kino ve Juana'ın bebeklerine yengeç sokar. Doktor çağırmak isterler. Ama doktor gelmez çünkü doktorun beyaz tenli zengin hastalara bakma gibi ayrımcı bir tutumu vardır. Bunun üzerine bebeklerini doktora götürmeye karar verirler. Doktor ailenin kim olduğunu sorar ve siyahi bir inci avcısı aile olduğunu öğrenince bebeğe bakmak istemez. Kino ve
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,9bin okunma
İyilik
7/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Kitap özeti: Maksim 5 yaşındayken babasını kaybeder, aynı gün annesi doğum yapar ve kardeşi ölü doğar. Maksim hiçbir şeyin farkında olmayacak kadar küçüktür. Ardından dedesinin evine yerleşirler. Bu evde sevecen bir babanne, despot bir dede, sürekli birbirlerni yiyen dayılar ve Gorki'nin kuzenleri beraber yaşıyorlar. Bir süre sonra annesi bir evlilik yapar ve evden ayrılır. Dedesi Maksim'i sık sık kırbaçlar, karısını yoruluncaya kadar döver. Dayıları da her zaman karılarını döver ve miras kavgası ederler. Bu karmakarışık evde günler geçerken aile gittikçe fakirleşir. Öyleki çay tanelerinin bile hesabını yaparlar. Zamanla daha küçük evlere taşınırlar. Bir süre sonra Maksim'in annesi geri döner ve bir süre sonra da ölür. Dede Maksim'i kapı dışarı eder. Olayları kısaca özetledikten sonra roman hakkındaki düşüncelerime geçeyim. Öncelikle ben kitabı beğendim. Kitap Maksim Gorki üçlemesinin ilk kitabı ve adı üzerinde Maksim'in çocukluğundan bahsediyor. Ama bu basit bir biyografik roman değil. Derin ve yoğun duygular içeren bu eserde despot bir dedeye rağmen dünyalar tatlısı bir anneanne var. Metin boyunca her olaya olumlu bakan ,her şeyin geçeceğine inanan anneanne oldukça dikkatimi çekti. Dedesi zenginlikten mirasyedi oğulları yüzünden bir anda fakirliğe düşünce her şeyin hesabını yapar oluyor. Eşine her şeyi eşit şekilde alacağız diyor ve öyle de yapıyorlar. Maksim bu duruma şaşırıp sorunca da iyice yaşlandı ne yapacağını bilmiyor bunak diyerek kocasını yine hoşgörüyor.Pek eğitimi olmayan bu kadın hoşgörüyü kimden öğreniyor anlamış değilim. Sonra şu kanıya vardım: içten gelen çoğu şey güzeldir ve yansıtılmalıdır. Bu kadının içinden de iyilik geliyordu ve o da bildiğini yapıyordu. Birde tanrı inancı vardı anneannede. Onun tanrısı çok iyi ve hoşgörülüydü. Belkide
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
Reklam