Aslında Tarık Tufan okumayı severim. Fakat bu romanından çok da etkilendiğimi söyleyemeyeceğim. Oturmayan, havada kalan şeyler var sanki. Bu neydi şimdi gibi bi yerde bitti. Çok sevdiğim dostumun önerisiyle okuduğum için beklentim yüksekti. Tatmin etmedi.
Bazen böyle olur. Ya o kitabın senin dimağınla ve ruhunla buluşma zamanı gelmemiştir ya da ne yazsa okurum dediğimiz başucu yazarlarımızın her eseri bizimle aynı frekansta olmayabilir. Bu değişkenliklerin içinde tek bir şey daima aynı kalır, sana olan sevgim... 🥰🤍
Biyografi gibi başladı kitap, önce bi sarmayacak hissine kapıldım. Fakat ilerledikçe sevdim ve içine sürüklendim. Gerçekler, yalanlar, aldanışlar, yanılışlar, dönüşümler, kayboluşlar, yeniden doğuşlar. Biraz tarih, biraz edebiyat, siyaset, yazarlar, şairler, tartışmalar. Bütün bu zenginlikle dolu orijinal bi kurgu ve oldukça özgün bi dönem romanı okudum. Layık görüldüğü ödülü kesilikle hak ettiğini düşünüyorum. Beni bu yazarla tanıştıran can dostuma teşekkür ediyorum.
“Büyük aşk”ı sıradan insanlar yaşar. Acemiler. İlk aşk -ömrün merkezî tecrübesi, en aziz ve muhteşem hatıramız- hayata çıplak gözle bakan körlerin nasibidir.