Gözleri, gözleri… Onu doğduğu günden evvelki benliğime sımsıkı bağlayan, en yakın akrabadan daha yakın bir kan münasebetini kat kat aşan ve ruhlarımızın beraberliği hissini bir anda uyandıran bakışlarında kendimi ne kadar çok buluyorum…
"Her acı yüreğimi parçalar patron ama bu kırk yaralı yürek çabucak sardığı için yaraları görünmüyor; sarılı yaralarla doluyum, o nedenle dayanabiliyorum."
Şunu derinden anlamıştım: İnsanın erişebileceği en yüksek şey ne Bilgi ne Erdem, ne İyilik ne de Zafer ama daha yukarıda, daha kahramanca ve umutsuz bir şey var: huşu, kutsal korku.