“Öncelikle fotoğrafınızı değil, kalbinizi görmek isterim, aynı nedenle mektubuma kendi fotoğrafımı eklemedim. Olur da kalbimi severseniz elbet yüzyüze görüşürüz.”
“Henüz alışkanlıklarımızı kirli bir gömlek gibi çıkarıp atabilecek olgunluğa erişemediğimiz için ömrümüzü, kendi hırsımızın bizden bağımsız olarak çizdiği bir daire içinde koşturarak tamamlayacağız...”