Güzel bir geceydi, gökte hiç bulut yoktu, hiç rüzgar da yoktu ve ayın kuvvetli ışığı yaprakları keskin, kara gölgelere dönüştürüyor, bahçedeki çiylerin üzerine ışıltılar düşürüyordu. Cırcır böcekleri ve Çan böceklerinin tiz cırlamaları müzikal bir kargaşa yaratıyor, yakındaki çağlayanın sesi gece ile birlikte derinleşiyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap betimlemelerle dolu, yoğun anlatıma sahip, biraz ağır bir dil, duygu anlatımı yüksek, (olayları yoğun duygu anlatımıyla değerlendiren) biraz yorucu ve sıkıldığım bir okumaydı. (kitabı belki de sıkıcı yapan etmenlerden biri betimlemelerin çok olması olabilir) Tekdüze ve durağan ilerleyen kendi içinde pek bir farklılık belirtisi olmayan, baş karakterin devinimleri ile dolu bir eser.
Hiyakeyeye yazarın çocukluğuyla benzer bir çocukluk hikayesi ile giriş yapılıyor; yarı otobiyografik bir hikaye denilebilir. Kitap ince işlenmiş bir karakter anlatımına sahipti. Hikayenin içeriğindeki mektuplar oldukça başarılıydı; kitabı bu yönüyle sevdiğimi söyleyebilirim. Bence aşk romanından ziyade karakter analizlerinden ötürü psikolojik bir romandı aynı zamanda: Yazarın, iki kadın karakterini incelerken ve baş karaktere yazılan, tamamen okuyucunun yorumu dediğim; son mektupta, bunu rahatlıkla gözlemledim.
Son olarak; sayfa sayısının böyle bir hikaye için çok olması sıkıcılığını arttırmış diye düşününsem de, belki de böyle bir hikaye için, olduğu gibi -betimlemelerin çok, duygu anlatımının yoğun- olması gerekliydi.. Kitabın içeriği-konusu beni sıkmış ve bana hitap etmemiş olsa da etkileyici ve başarılı bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Bencillikle lekelenmiş sevgi ifadeleri sempati uyandırmaktan uzaktır; yürek her türlü ince hesaptan ve yarar beklentisinden nefret eder.
(S.163)
Geçmişini, ne zaman kesin bir plan yaptığını, ne kadar az günün tasarladığın gibi geçtiğini, ne zaman yüzünün doğal haline büründüğünü, ne zaman zihninin huzursuz olmadığını, böylesine uzun bir ömürde ne başardığını, sen kendin ne kaybettiğini anlamazken, birçoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, yersiz kederin aptalca mutluluğun, aç gözlü şehvetin dalkavukça İlişkinin yaşamından ne kadar çok çaldığını sen de sana ait ne kadar az şey kaldığını yeniden düşün, göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun.