İnsanın yaşlandıkça alışkanlıklarına, inançlarına daha da sıkı sarıldığını biz de hep söylemez miydik? Sanki o inançlar insanı ölüm denen sondan kurtarabilirmiş gibi… İnsan ne tuhaf mahluk! Çocukken korunma arzusu ağır bastığından yenilikten hoşlanmıyor, yaşlanınca kaybetme korkusundan…
"İnsanlar... Asla yapmam dedikleri ne varsa, inan bana, şartlar müsait olduğunda herkesten önce yapıyorlar. Üstelik bunun en doğru hareket şekli olduğunda ısrar edip seni aptal yerine koyuyorlar. O yüzden en iyisi, kimseden bir şey beklememek. Böylece sukutuhayale de uğramazsın."
“Mesele sadece bir despotun gitmesi değildir. Hamit öyle ya da böyle gidecek, son günlerini yaşıyor. Eğer halk hürriyete hazır değilse, bir despot gider başkası gelir...”