Sibel Ayan

Sibel Ayan
@Eternitybell
Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez. -Victor Hugo- Bibliyofil
İyi anne, benimkisi gibi sırf özveriden ibaret biri olmamalı: Bir kadın, bir kişi olabilmeli.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Reklam
Neden annelikteki kurban olmaya tapıyoruz? Annelerin kendilerini feda etmesi gerektiğini söyleyen insanlık dışı düşünce nereden çıktı? Annelerden kız çocuklarına asırlardır kölelik aktarılıyor. Bu korkunç bir pranga. Biz kadınlar hayatımızın bir noktasında bizi dünyaya getiren kişinin iyiliğimiz için neler yaptığının bilincine varıyoruz ve sevgili annemizin bizim için kurban olmasına layıkıyla karşılık vermediğimiz için vicdan azabı hissediyoruz. O zaman da annelerimizi mahrum ettiğimiz ne varsa onu çocuklarımıza veriyoruz, böylelikle de yeni bir çile, yıkım örneği sergiliyoruz. Peki ya artık bu yazgısal zincir kopsa, anne içindeki kadını boğmasa ve çocuğu, onun hayatındaki haysiyeti örnek alsa ne olur?
Sayfa 163·Kitabı okudu
Bir hatanın bedelini kaç kez öderiz? Yanıt binlerce kezdir. İnsan, dünyada aynı hatanın bedelini binlerce kez ödeyen tek hayvandır. Diğer hayvanlar her yanlışının cezasını bir kez çeker. Ama biz? Bizim çok güçlü belleğimiz var. Bir hata yaparız, kendimizi yargılarız, kendimizi suçlu buluruz, kendimize ceza veririz. Eğer adalet varsa bu yeterlidir. Hatayı bir daha yapmayız. Oysa hatamızı her hatırlayışımızda kendimizi yeniden yargılarız, yeniden suçlu buluruz ve kendimizi yeniden canlandırırız. Her hatırlayışımızda tekrar ve tekrar cezalandırırız. Eğer karımız veya kocamız varsa ve o da bize hatamızı hatırlatıyorsa bu ceza bir türlü bitmez. Bu adil mi?
Sayfa 31·Kitabı okudu
İlişkiler
Ensest bir "hastalık" değildir, "suç"tur.
10/10
·372 syf.··
2018 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2018 00:51
Kitabı henüz bitiremedim ama yorum yapmadan da duramadım. Ebeveynlerin özellikle de annelerin, eğitimcilerin ve doktorların mutlaka okuması gereken bir kitap. Toplum olarak cinsellik konusunda maalesef bilinçli değiliz. Özellikle çocuklarımızı bu konuda bilgilendirmeyi ihmal ediyoruz, "cinsellik" söz konusu olunca "ayıp, gunah" şeklinde büyütülüyor çocuklar. Bazıları daha fena, konudan bihaber şekilde büyüyorlar. Günümüzde hergün bir çocuğun istismar edildiği, öldürüldüğü haberini duyuyoruz ve hâlâ bu duruma kulak tıkıyoruz, ne acı! Ebeveynlere düşen görevler çok önemli. Çocuklarımıza, özel bölgelerini uygun dille anlatmalı, onu rahatsız edecek durumlarla karşılaştıklarında nasıl davranması gerektiğini söylemeyiz. Bir şekerle vs. kandırılacak çocuklar kalmamalı artık. Kitaba gelince çok geniş bir araştırma yapmış Büşra Sanay, takdire şayan. Böyle kitaplara ihtiyacımız vardı çünkü. Dediğim gibi bu konularda çok geriyiz ve adalet sistemimiz de mükemmel işliyor diyemem. Kitabın icerigine gelince, bazı cümlelerini tekrar tekrar okudum, doğru mu okudum diye şüphe ettim, aklım almıyordu çünkü. Bu arada küfür konusunda kendimi epey geliştirdim. "Nasıl bir toplumda yaşıyorum ben" diye kendimi sorgulamadan edemedim. Ama şu da bir gerçek bu tür olayların, mekanı, zamanı, kültürü vs. yok. Eğitimlisi de yapiyor, cahili de. Dünyanın problemi bu. Sadece bilinçlenerek, suçluları deşifre ederek azaltabiliriz. Evet deşifre edilmeliler, çünkü ceza sistemi yetersiz, adam ya tutuksuz yargılanıyor ya da az bir ceza alıyor. Bir de iyi hâl indirimi var. Iste buna hiç anlam veremiyorum, neyin iyi hali?? Hiç ceza almayan bile var, görün hukukun halini. En iyi ceza suçluyu deşifre edip onu topluma çıkarmak. Mesela vereceksin eline üzerinde "Ben bir çocuğu istismar ettim" diye yazılı kağıt,
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma