Sana şiirler okuyacağım, gitme.
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
Sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan.
Sana bir dolu umut getireceğim,
Küçük ellerine sığmayacak.
Sana Afrika gecelerini getireceğim,
Sımsıcak.
Sana çiçekler getireceğim,
Bozulmuş güz bahçelerinden.
Sana bir serinlik getireceğim,
Yağmur tanelerinden.
Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim,
Köpük köpük dalga dalga.
Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden.
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden.
Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
Eksik bir şey mi var hayatımda
Gözlerim neden sık sık dalıyor
Eksik bir şey mi var hayatımda
Gökyüzü bazen ciğerime doluyor
Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam
Atsan atılmaz, satsan satamam
Eksik bir şey mi var, anlayamam
Bak çayım sigaram, her şeyim tamam
Kalksam duraktan dolmuş gibi
Arka koltukta unutulmuş gibi
**Terliklerimle gelsem sana
Sonunda aşkı bulmuş gibi**
#Nadir Göktürk