Ethem Çelik

Ethem Çelik
@Ethem4
İzmir
15 Ağustos
10 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Bize iyilik yapanlarla asla ödeşemeyiz çünkü onlara para borcumuz olmasa da, minnet borcumuz vardır.
Reklam
Bir cep saatinin mekanizması üzerine dikkatle eğilmiş bayağı çocuk denecek yaşta bir gencin yönetimi altında, o tatlı uğultusuyla durmadan dönüyor, dönüyor, bıçak, topun içini öyle dakik biçimde oyuyordu ki milimetrenin onda biri kadar bile ayırdı olmuyordu.Bu topada su verilince, bu top da kulenin tepesinden bir petrol yağı banyosuna fırlatılınca, acaba hangi olay alanında insanları öldürmeye gidecekti, yaşamları nasıl korkunç biçimde tırpanlayacaktı, o top ki, kardeşçe yaşayan insanların, raydan sapandan başka bir şey yapmamaları gereken çelikten üretilmişti.
Ah, sıskacık, tüy kadar hafif bu çocuğun cesedi ne kadar da sefildi! Karda ölmüş bir serçeyi şiltenin üstüne yatırsalar bu kadar az yer kaplamazdı.
Can yayınları
Kavak ağacının dalları çarşıya doğru sarkar Yuvası her yıl aynı çatalında ağacın Ve leylek yıllardır aynı çarşıya bakar Alışamamış insanların gürültüsüne Başını uzatır boynunu büker Bakar tek göziyle Yorulunca öbür göziyle bakar Hayret eder kendi tavriyle Ne bu bağırmalar çağırmalar bu telaş Köylüler işçiler memurlar bakkallar Ne bu aceleci halleri ne oluyorlar? Köprüden kamyonlar geçer gürültüler içinde Atlar arabalar kağnılar... Oysa yeşilırmak ötede ne kadar sessiz akar Uçup geldiği ovalar nasıl sakindir Şimdi güneş vurmuştur engin tarlalara Toprağın yüzü gene yanar Ilgınların arasında su yollarında Hiçte buradaki gibi değil dünya Belli bu insanların ekmeği aslan ağzında Böyle didinirler akşama kadar...
Sayfa 133 - Talip APAPYDIN
Şiir
Seni gerçekten sevdim, ama artık çok yorgunum... Senden ayrılırken bir mutluluk duymuyorum, ama bu hayata yeniden başlamak için mutluluğun gereği yok.