Bu ara, Osman elini ceketinin cebine attı, tabakasını çıkardı.Tabaka çok güzel görülmemiş bir tabakaydı.Ceviz ağacından yapılmış, üstüne tazı, kuş, yılan suretinde sedefler kakılmıştı.Altında da kocaman bir çiçek vardı.Tabakayı açtı, şöyle yollu yordamlı, bir fiyakalı sigara sardı, Alinin önüne yuvarladı.Ali sigara tiryakisi değildi.İkircikle elini uzattı, durdu, sarma sigarayı aldı.Ocaktan bir eski çekti, somurarak yaktı sigarayı.Osman sigara içişinden onun acemi olduğunu anladı.Yeni sigara içenlerin göstermelikleriyle içiyordu.Çocuklar, Elif, Meryemce onun afilli sigara içişini seyrediyorlardı.
Elif şefkatle, acımayla içinden geçirdi:''Olmaz olsun yokluk.Adamın boğazının tohtu, kesip atamazsın.İstediği yere çeker götürür.Sen de eller gibi, bre Alim, sırtını ağaca verip bir cigara içemedin.Şöyle, elin adamları gibi.''