Allahın funny bi kulu

Allahın funny bi kulu
Benmişim kendime en büyük ceza. -Necip Fazıl Kısakürek
Bu yıllar, Sezai'nin okuma aşkının alevlendiği yıllardır. Bu hevesin başlamasında, şüphesiz, babası Yasin Efendi'nin dahli büyüktür. “Kış geceleri babam kitap okurdu. Biz de dinlerdik. Mahallede beş altı evde eski (büyük, kalınca ciltli) bir kitap olurdu. Akşamları gider getirirdik. Okuduktan sonra iade ederdik. Gazavatnameler, Siyer-i Nebi gibi kitaplardı. Çoğu kez manzumdu. Babam ahenkle okurdu, biz de heyecanla dinlerdik." Bu tatlı çocukluk heyecanı, şairin şuuraltına yerleşmiş olacak ki seneler sonra şiirlerine ilham kaynağı olmuş, sevgiyle, özlemle yadedilmiştir: Babam lambanın ışığında okurdu Kaleler kuşatırdık bir mümin ölse ağlardık Fetihlerde bayram yapardık İslâm bir sevinçti kaplardı içimizi
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Biyografi
Reklam
Çağrıldığımız isim adeta şahsiyetimizin bir parçasıdır. Kültürümüzün tarihî seyrine bakıldığında, 'ad koyma'nın önemli ananelerimizden biri olduğu görülür. Her anne-baba, çocuğuna en güzel ismi koymak arzusundadır. Ama, kimi zaman, aksilikler, ebeveynin bu arzusuna mani olur. Sezai Karakoç'un isminde de böyle bir karışıklık göze çarpar. Ama O, yapılan bu yanlışlıktan şikayetçi değildir. Daha çok Sezai ismiyle maruf olan Karakoç, adının konmasıyla ilgili olarak hatıralarında şunları yazar: "Ismim, babamım koyduğu ad, Muhammed Sezai'dir. Kur'an-ı Kerim açılarak konmuş ismim. O zamanlar, her ismin bir de mahlası olurdu. Isim, genellikle, peygamber ya da sahabe, veli adından alınırdı. Mahlas ise genellikle farsçadan. Ismim Muhammed, mahlasım Sezai oluyor. Sezai'nin anlamı da, aşağı yukarı Muhammed'le aynı. Sanki onun farsçası. Böylece hem adım, hem mahlasım, Peygamber Efendimizin isminden alıyor lałzını ve anlamını. Bir başka vesileyle de, Peygamber Efendimizin Ahmet ismiyle şerefleniyorum. Ahmet de ağabeyi- min ismiydi. Nasıl olduğu bilinmiyor, benim nüfus kaydım Ahmet Sezai, ağabeyimin de Mehmet Şefik olarak yapılıyor. Hep evde, okulda, sokakta, arkadaşlarım arasında Sezai diye çağrılıyorum."
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Biyografi
Sezai Karakoç, Cumhuriyetin 10. yıldönümünde, Avrupa'da Hitler'in iktidara geçtiği, yani şiddet ve zorbalık rüzgarlarının esmeye başladığı; içeride de artık Cumhuriyetin ve devrimlerinin yerleşmiş kabul edildiği bir yılda; eskilerin “gülân” dedikleri (yani 'güller', gülün açıldığı ay anlamına) Mayıs'ın halk diline yeni yeni girdiği 1933 yılının baharında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde dünyaya gelir. Kendi ifadesiyle "üç dört yıkılmışlık içinde bir dünyaya geliştir" bu...
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Biyografi
Hatıralarında, "...öyle, diğer bir çok yazar, şair gibi İstanbullarda, tanınmış yazar, bilgin, şair ya da devlet adamı (paşa vb.) bir aileden gelme olarak doğmadım. Anadolu'luyum; Güney Doğu Anadolu'danım" der.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Biyografi
Babasının koyduğu isim Muhammed Sezai'dir Nüfus kayıtlarına geçerken, bir karışıklık sonucu, ağabeyinin ismi olan Ahmet, Sezai'nin başına eklenmiştir.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Biyografi
Reklam