Allahın funny bi kulu

Bizim için ise Vambery'nin ayrı bir yeri vardır. O, araştırmalarıyla dikkatimizi Orta Asya'ya çekerek, tarihimizi milâttan en az ikibin yıl öncesine değin uzatmış, millî kültürümüzün vazgeçilmez bir boyutunun kazandırılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Sayfa 271·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bugün her aydın Türk, çağdaş bilime vakıf; İngilizce, Fransızca veya Almancayı kusursuz konuşan bir centilmendir. Askerî ve sivil yönetim kadrosu Avrupa okullarında tahsil görmüştür. Şark tipi kıyafet tarihe karışmış, yerine Avrupa giysilerine yakın modeller benimsenmiştir. Türk'te büyük değişiklikler olmuş, modernleşmiştir; artık onun için "konuşulmaz" (unspeakable) Türk deyimi kullanılamaz.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Vambery, Jön Türklerin Ermenilerden sonra Siyonistlerle de ortak bir cephe oluşturmaya çalışacaklarını doğru tahmin etmiştir. Nitekim, önce Abdullah Cevdet, daha sonra ise Ali Nuri Bey kendisini Viyana'da ziyaret ederler. Herzl'in günlüğüne bakılırsa, Ali Nuri Bey İsveç'te doğmuş, yirmiyi aşkın yıl Türkiye'de yaşamış bir Jön Türk olarak kendini tanıtır. Herzl'i ortak etmek istediği projesi müthiştir: Bin silâhlı adam taşıyan iki muhrip Boğaziçi'ne açılacak, Saray'ı topa tutmak tehdidiyle II. Abdülhamid'i devirecektir. Bu tasarının malî portresi -ki bunu Ali Nuri Bey 5.000 sterlin olarak hesaplamıştır- Siyonistlerce karşılanacaktır. Herzl, Vambery'nin sözünü dinleyerek, Jön Türklerle işbirliğini reddeder.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Oysa bu ülkenin ihtiyacı İsrailoğullarının bilgi, yetenek ve imkânlarıydı, Filistin'de yerleşmeleri kabul edildiği takdirde, Yahudiler Osmanlı maliyesini Batı'nın vesayetinden kurtarabilir ve "devlet-i âliyye'yi kalkındıracak iktisadî hamlelerin gerçekleştirilmesini sağlayabilirlerdi.
Sayfa 226·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Daha tecrübeli ve bilgili dervişler, yolcu Müslüman kafilelerine takılarak Padişah'ın birer gizli ajanı olarak Pan-İslâmizmi Orta Asya'ya yaymaktadırlar. Mekke'de hạc görevini tamamlamış bir Hindli veya Buharalıyı ne İngiliz-Hind, ne de Rus otoriteleri göz altında tutabileceklerinden Padişah İstanbul ile diğer Müslüman merkezleri arasında sürekli haberleşme içindedir. Bu haberleşme örgüsünün çok iyi işlediği doğru olmakla birlikte, İslâm birliğinin Padişah'ın sandığı gibi siyasi açıdan geçerli bir koz olarak kullanılabileceğini düşünmek akıl almaz bir düşten ileri gitmeyecektir.
Sayfa 225·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih