İngiltere İstanbul büyükelçileri bu bilgileri Londra'ya aktarmaktan çok uzaktılar. Yıldız'da kapalı kapılar ardına çekilmiş mutlakiyet Türkiyesi'nin yegâne karar vericisi Sultan Hamid, yabancı devlet temsilcilerinin kolaylıkla görüşebildikleri bir hükümdar değildi. Padişah, elçilerle görüşmeyi kabul ettiği zaman bile onlara ancak klişeleşmiş cevaplar veriyor, asıl görüşlerini daima gizliyordu. Bu durumda Londra'nın başta Mısır olmak üzere Türkiye ile olan sorunların çözümlenebilmesinde arabuluculuk yapacak, Osmanlı Devleti ile uzlaşma ve anlaşma imkânları kalıp kalmadığını tesbit edecek ve gerçek politikası hakkında istihbarat toplayacak Padişah'ın güvenini kazanmış resmî hüviyeti olmayan birisine ihtiyacı vardı. İşte, ancak bu ajanın gayretlerinin sonucu İngiltere, Ortadoğu ve Akdeniz politikasının dönüm noktasını yaşadığı bu günlerde Osmanlı Devleti'nin kaderi ile ilgili bir seçim yapmak zorunda kalacaktı.
Dünyada bu zor ve çetrefilli görevi yüklenecek cesaret ve yeteneklere sahip, Sultan Hamid'in güvenini kazanmış tek kişi vardı ve o kişi de Vambery'den başkası değildi.