Herhangi bir kafirden, münafıktan veya gayri İslâmi bir hayat yaşayan bir müslümandan fevkalade hiç bir kabiliyetim yokki Allah Teâlâ bana iman nasip etmiş olsun. Hatta, namaz ehli, Tasavvuf ehli, sünnet ehli herhangi bir müslümandan da bir tık üstün bir amelim yokki Allah Teâlâ bana şuur ihsân etmiş olsun. Bunları yazarken ilk cümlede tevazu ya da ikinci cümlede kibir olsun deyi yazmıyorum. Kibri de tevazuyu da az çok biliyorum. Şimdi yavaş yavaş yazdığım için özellikle kalbime ve bilgime hakim olduğum için niyetime göre yazıyorum. Ki niyetim şudur: Milyon eksiğime rağmen beni kendisine kul eyleyen Rabbim Teâlâ ve Takaddes hazretlerine sonsuz şükürler ederim. Kalan ömrümü başım secdede geçirsem bundan aciz olacağımı biliyorum ama yine de bunu mahallenin ortasında söylemek isterim ki, siz de şahit olunuz inşaallah.
Sanayi devrimiyle beraber yakın zamana kadar yüksek bir refah seviyesi yakalayan Batı medeniyeti, dünyaya galebe çaldığı 2-3 asırlık bir sürede iyi bir imtihan verememiştir. Güç elinde iken her tarafa adalet ve huzur götürebilecekken gittiği her coğrafyaya zulüm ve gözyaşı götürmüştür. "Zulümle âbâd olunmaz." diye bir söz vardır Anadolu'da. Elbette yüksek refah düzeyini zulümlerle gölgeleyenler bu refah ortamından mahrum kalmaya mahkûmdurlar. Ben gelecek 20-30 yılda ilahi terazinin Avrupa'yı iyice tartacağını ve zulümle kirlettiği refah ortamının yerini açlık ve kaosa bırakacağını düşünmekteyim.
Batı medeniyeti son iki asırda dünyaya öyle acılar yaşattı ki dünya savaşlarında tutun da demokrasi götürmek için yapılan işgallere, el konulan petrol yataklarına, küresel ısınmadan tutun da ozon tabakasının delinmesine, zührevi hastalıkların çıkışına, sapkınlıkların dünya insanı arasına yayılmasına hatta uzayın çöplüğe dönmesine bile hep Batılılar sebep olmuştur. Kısa ve öz olarak ifade etmek gerekirse Batılılar insanlık medeniyetinin ifsat edicileridir. Onlar ailenin akrabanın, masumiyetin, komşuluğun, kanaatin düşmanıdır. Öyle tahmin ediyorum ki bütün engellemelere rağmen Batı'ya akın eden masum göçmen ve mülteciler Batılıyı terbiye etmeye gidiyor.
Peki, bir toplum neden üremez? Çünkü Batı'da temel insani duygular olan annelik, babalık duyguları kaybolmaya yüz tutmuştur. Çoğu Avrupalı çocuk zahmeti çekmek istememektedir. Evlat sevgisinin yerine kedi ve köpek sevgisini ikame ederek bu boşluğu da böylece doldurmaya çalışıyorlar. Daha öncede kısmen değindiğimiz gibi marketlerdeki kedi, köpek maması reyonları bebek maması reyonlarını geçmişse artık iş işten geçmiş demektir.