Ustalıkla kaleme aldığı betimlemeler dikkat çekici. Sayfaları okurken hep şu soru vardı aklımda “Mavi Sürgün” neden mavi? Kitapta ilerledikçe aslında kendi ışığını, karanlık olarak imgelediği bir yerde bulmuş olduğu anlamını farkedince ‘Mavi’ diye belirtmesi bundanmış dedim. Ayrıca sürgün olarak gittiği Bodrum’a olan aşkını, yalın bir
ifade ile anlatmış. Keyifli bir okumaydı.
Aşk, vatan özlemi, aldatılma, aldatma, şüphe, güven,arzu, bekleyiş, aşkın mücadelesi, çaresizlik, yoksunluk, ilgi, şefkat, eksiklik, kadın olmak, yalnızlık, bağlılık, alışkanlık, ruh ağırlığı ve hafifliği, düşünceler, vatan mücadelesi, şiir…sıralanacak daha nicesi…
sahi bir ruh bunların ne kadarını taşıyabilir?
Biz hayatımızda bu sıraladığım duygulardan ve içinde bulunduğumuz durumlarda ne kadarı ile mücadele ediyoruz ve üstesinden gelebiliyor muyuz?
Bu kitabın bende bıraktığı izler… beni bayağı etkiledi.
Keyifle okuduğum kısa öykülerdi. Farklı tatları barındıran öyküler… telaşsız, dinginlik havası veren öyküler… sayfa aralarında güzel ve anlamlı cümleler iyi işlenmiş…
Kişinin içindeki özgürleşme arzusunu ortaya çıkarma çabası olarak özetlenebilir. Adine örneklendirilerek, kadının hayata bakışı, sanattaki ilgi alanı, aşkı kavrama biçimi, kadın rolü ve kişinin kendi düşüncelerini bulma eylemini anlatan bir kitap.
“…resim yaparken insan hep biraz aşıktır aslında.”
Okuduğum ve beğendiğim cümlelerin altını çizmeye başladığımda fark ettimki, kalemin çizgi gidişi cümle ve cümlelerin sonundaki noktaları aşıyor ve tüm paragrafı hatta tüm sayfayı alıntılamam gerektiğini farkedince kendime dedim ki, dur! Bu kitabı gören, duyan okumalı, çünkü her sayfa bir biriyle örülmüş ve
atıflarla süslenmiş ve desteklenmiş. Her sayfada bilgi ve keyifli bir şekilde tarihsel bir yolculukta doğanın, yemeğin ve insanın değişimi anlatılmış. Keyifli okumalar.