Beyza

Puan vermedi
Çok ince bir kitap olmasına rağmen tamamlayamadım. 14. bölümün başında yapılan bir uçaktan görülen, bir binadan görülen ve bir dağcının gördüğü uçurumların/yüksekliklerin algısal karşılaştırılması dışında hoşuma giden bir kısım bulamadım. Temel olarak kitabın zorluğunun sebebinin tasvirler olduğunu düşünüyorum. Dil olarak basit olsa da çoğumuzun aşina olmadığı karlı bir dağ yamacının detaylı tasvirlerini takip etmesi ve anlamlandırması çok zordu. Tüm kitap dağcının tırmanış ve iniş yolculuklarını anlattığından ve heyecanı, gerilimi, korkuyu tasvir edilen rotanın biçiminden anlamamız gerektiğinden hisler bana hiç geçmemiş oldu.
TırmanışLudwig Hohl · Sahi Kitap · 2021209 okunma
Reklam
8/10
·210 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 19:12
19.yy Osmanlı’dan başlayarak Gezi’ye kadar olan İstanbul’daki işçi, öğrenci, halk direnişlerinin gerçekleştiği, bu hareketler için önemli olan mekanların anlatıldığı bir kitap. 4 farklı rotada bu yerleri elinizde kitap gezebilirsiniz. Türkiye siyasi tarihi ve sosyalizm hakkında çok da bilgili değilseniz de sık sık bu nasıl bir binaymış, bu neredeymiş, bu eser nasılmış diye bir yerlerden görsel destek de alma ihtiyacı hissedeceksiniz okurken. Çok sosyalist bir bakış açısıyla ve dille yazıldığını söylemeliyim. Bazı noktalarda İstanbul’daki mekandan kopup sosyalizm tarihine dair veya sosyalizm için önemli birine dair birkaç cümle okurken buluyorsunuz kendinizi. Yazarın kendi görüşünü belli etmesi ve anlatması elbette negatif bir yön değil ancak bu detayı belirttim çünkü “ezilenler” tanımını başka yapan bir görüş tarafından da yazıldığında bir bu kadar daha hikaye ve mekan anlatılabileceğine eminim. Yıllardır yaşadığım şehir ve çok defa gördüğüm semtler hakkında bolca şey öğrendim. Şehre ve tarihine dair çok da göz önünde olmayan ve ihmal edilmiş bir anlatı sunuyor. Ezilenlerin hikayelerinin peşini çok daha fazla kovalayacağım bundan sonra.
Ezilenler İçin İstanbul Gezi RehberiHasip Akgül · Yazılama Yayınevi · 20247 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 6. kitabı
Alelade konulardan bahseden metinlerde bile kullandığı oldukça sade ve şiirsel dile bayıldım. Dönem zihniyeti ve şartları gereği bugün çağ dışı kabul edilebilecek fikirleri elbette vardı yazarın ama yalnız üslubu için dahi okunmaya değer bir eser.
Bize GöreAhmet Haşim · Etkileşim Yayınları · 20134,453 okunma
3/10
·68 syf.··
2022 5. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 22:44
Yazarın amacının argümanların enine boyuna tartışıldığı felsefi, tarihi ve bilimsel temelleri olan bir metin yazmaktan ziyade manifestoya yakın bir metin yazmak olduğunun farkındayım ama yine de altı boş bir şekilde birer cümle olarak sunulmuş argümanlar beni rahatsız etti. Öte yandan kitapta en çok geçen kelimelerden birkaçı "başkaldırı", "direniş" "savaş" "isyan", "karşı koyuş"... Bu kelimelerin kullanıldığı cümleleri de hayal ettiğinizde ulaşabileceğiniz gibi metin Müslüman olmayan herkesi ve her unsuru İslam'ın düşmanı olarak hedef gösterip onlarla mücadele sloganları içeren militarist bir dille yazılmış. Bu "karşı koyulan", "savaşılan" kişilerin ve kurumların fikirleri etraflıca çürütülmediğinden bu militarist çağrılar da bana oldukça itici geliyor. Bunlara ek olarak kitap yine çokça aşina olduğumuz eskiden yaşanan İslam'ın doğru İslam olduğu, eskiyi örnek almamız gerektiği, eskiden sahip olduğumuz gücü hatırlayıp tekrar o güce ulaşmayı hedefleyerek "düşmanları" ezmemiz gerektiği gibi argümanlar sunuyor. "İnançsız toplumların merhameti yoktur. Hem, Müslüman toplum neden inançsız toplumların merhametine muhtaç olsun? Asıl inançsızlardır ki, Müslümanların merhametine muhtaçtırlar." Özetle kitabın bireysel olarak İslam yaşamına dair verdiği "öğrenmek", "sevgi" vs gibi kavramları değerli bulsam da İslam Devleti ve politikaya dair önerilerini temelsiz ve sığ buldum.
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,4bin okunma
10/10
Geçen sene aldığım Bizans Tarihi dersi ile mirasçısı olduğumuz kültürün liseden beri bize anlatılandan çok daha fazlası olduğunu görmüştüm. O günden beri bizden bunca yıl saklanmasının intikamını alırcasına bu topraklara dair etnik Türk ve Müslüman kimliği dışındaki halklara dair çokça okumaya çalışırım. Bu kitap da yine "Nüfus mübadelesinde Yunanistan'daki Türkler ile Türkiye'deki Rumlar yer değiştirdi"den ötesini bilmediğimiz bir tarihi gerçekle ilgili. Kitap, hem Türk hem de yabancı pek çok akademisyenin makalelerinin derlemesi. Konuyu hem tarihi, hem politik hem ekonomik hem de kültürel açıdan ele alıyorlar. Değişen nüfusun nitelikleri bugünkü Türk toplumu hakkında da bugünkü Yunan toplumu hakkında da çok şeyi belirlemiş. Bu yüzden bugünün Türkiye'sini anlamak açısından da önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum bu eserin. 20. Yüzyıl insan haklarına bugünün çerçevesinden bakmak, o gün konuşulanlara verilen kararlara hak vermekle vermemek arasında kalmak da bu kitabın sunduğu 'tarihi bilgi' olma dışındaki katkılardan bir diğeri. Hiçbir insanın yer değiştirmesi basit bir olay değilken bunun kitlesel bir yer değiştirme olması hem bireyler için hem de toplumlar için önemini kat be kat artırıyor. Bu topraklarda da şu an bazılarımız "kalanlar" statüsünde bazılarımız "gelenler" statüsünde bazılarımızsa zaten çoğunluktanmış ve gitmesi söz konusu bile olmamış. Bu kitaptaki makaleler bir şekilde hepimizin deneyimlerini anlatıyor. Bu topraklardaki Rum varlığını ve kültürel zenginliği çok büyük oranda kaybetmiş olsak da sahip olduğumuz ortak tarihi bilmenin hala değerli olduğunu düşünüyorum.
Egeyi GeçerkenErtuğ Altınay · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 20052 okunma
Reklam