YouTube kitap kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/rGxh2RVjmNU
Bu incelemeyi sizin yorumlarınız yazdı.
Daha önceden hiç yapmadığım bir şekilde bu incelemede sizle bir şans oyunu oynamak istedim. Tek yapmanız gereken 1 ile 154 arasında bir sayı söylemekti ve siz de söylediğiniz sayılarda bulunan soneyi sizi tanımasam bile sizin kişiliğinizle alakalı olacak şekilde yine sizin için incelememi sağladınız.
-----------------
Soneler aslında ilk olarak İtalya'da başlıyor ama daha sonrasında bu akım İngiltere'ye falan da sıçrıyor. Mesela İtalyan Edebiyatı'ndan Petrarca ve Latin Edebiyatı'ndan da Ovidius okursanız, Shakespeare'in Soneler'inde kişileştirilen duyguları ve tezatlıklarla yakalanan Petrarcavari satırları daha iyi anlarsınız. Shakespeare bu Soneler'in çok büyük bir kısmını bir erkeğe yazıyor gibi görünse de bunu farklı bir amaçla yapmış da olabilir. Diğer geriye kalan kısmını da esmer bir kadına yazmış mesela. Az çapkın değilmiş bu Shakespeare. İncelemenin bu kısmını en azından bir bilgi bulunması ve inceleme kriterini karşılamak için yazdım, şimdi yorumlara geçip insanlar için yazdığım yorumları okuyabilirsin.
SonelerWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,1bin okunma
Merhaba değerli okurlar. Kitap fiyatlarını karşılaştırma özelliğimiz yayında. Bu özellik sayesinde bir tıklamayla onlarca fiyatı karşılaştırarak hem zamandan tasarruf edebilir hem de kitabı satın almadan önce en uygun fiyatı bulabilirsiniz.
Özelliğin tanıtım görseli: youtu.be/yMBLP9oUoNA
Önemle belirtmek isteriz ki, 1000Kitap’ın kendisi kitap satışı yapmamaktadır. Bu özellik sadece kitap satışı yapan mağazaların fiyatlarını hızlıca incelemenize olanak tanıyan bir kısayoldur.
Fiyatların sürekli olarak güncel olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Fakat bazen bazı kitapların fiyatları güncel olmayabilir. Güncel ve geçerli fiyatlar için mağazaların kendi sitelerini ziyaret etmelisiniz.
Sonraki güncellemede görüşmek üzere! 👋
İyi okumalar dileriz.
1000Kitap ekibi
Irkçılığın, ayrımcılığın eleştirisi, hikayesi, tarihi, savunusu üzerine pek çok kitap yazılmıştır ama bu kitaba görür görmez sarılmamın sebebi mevzunun ‘psikolojisi’ üzerine olması idi. İçinde ne varsa dökmüş Frantz Fanon kimi kısımlar felsefi bir bakış açısı sunarken kimi kısımlar psikiyatrik bakış açısına sahip hatta kimi kısımlar ise şiirler ile konuşup ne hissediyorsa haykırdığı oldukça bireysel duygularla dolu. Söylenen şey defalarca söylenmiş hissi uyandırsa da yazarın savunusuna hassasiyeti aşikar olduğundan hiçbir detayı atlamak istememesi hatta doğru anlaşıldığına emin olmak için tekrarlamakta beis görmemesi anlaşılabilir.
Kendi düşüncelerini konu hakkında yazmış pek çok insanı inceleyerek veya eleştirerek sunuyor (en çok alıntılarına yer verilen ve üzerinde konuşulan insanlar ise Jean Paul Satre, Aime Cesaire, Octave Mannoni). Bu da kitap süresince oluşan merakını daha fazla okuyarak gidermek isteyen insanlar için başvurulacak kaynaklara dair fikir sağlamış oluyor hem Fanon hem de karşıt bakış açısından gerek kurgu gerek kurgu dışı edebiyat alanında.
Konuyu somutlaştırmak için zenci dışlanmışlığı ile başka dışlanmışlıklar (cinsiyet, sınıf, Yahudi) arasında benzerlik kursa da temelde farklı olduklarını savunuyor kitap boyunca, diğer toplulukların ve bireylerin yaşadıklarından farklı yönleri üzerinde oldukça durulmuş. Buna rağmen okur tarafından kitlesel olduğu kadar bireysel de algılanmasına bir kısıtlama getirilemez. Okuyan herkes kendi dışlanmışlığının veya yabancılaşmasının farkına varacaktır. “Benim köklerim nerede, olmadığım birisi gibi mi davranmaya çalışıyorum, zihnimdekiler benim düşüncelerim mi yoksa başkalarının bana öğrettikleri mi...” diye uzayıp giden sorgulamalardan sonra cevap ‘yönünü Batı’ya dönmüş tek yönlü bir bakış açısına sahip olduğu