yürütme gücünü ellerinde tutanlar halkın efendileri değil, görevlileridir; halk istediği zaman onları işbaşına getirir, istediği zaman da işten uzaklaştırır.
yasa, genel istemin kamuya bildirilmesinden başka bir şey olmadığına göre, yasama yetkisinde halkın temsil edilemeyeceği açıktır. ama yasaya uygulanan bir güç olan yürütme gücünde ise halk temsil edilebilir, edilmelidir de.
temsilci seçme düşüncesi yenidir. bu düşünce bize, derebeylik yönetiminden, insan soyunu alçaltan ve insan adını lekeleyen o çok haksız ve saçma yönetimden geçmiştir. eski cumhuriyetlerde, hatta monarşilerde bile, halkın hiçbir zaman temsilcisi yoktu; halk bu sözcüğü bilmezdi bile. pek tuhaftır ki, çok kutsal saydıkları roma'da tribun'ların halk görevlerini zorla ele geçirebilmeleri kimsenin aklından bile geçmemiştir ve o kadar büyük bir halk yığını arasında, kendi başlarına halk adına ellerine bir tek oy bile geçirmeye yeltenmemişleridir.
egemenlik hangi nedenlerden ötürü başkasına aktarılamazsa, yine aynı nedenlerden dolayı temsil de edilemez. egemenlik başlıca genel isteme dayanır, genel istemse temsil olunamaz; ya genel istemdir, ya değildir. ikisinin ortası olamaz. buna göre, milletvekilleri milletin temsilcileri değildirler ve olamazlar. olsa olsa geçici işlerinin görevlileri olabilirler; hiçbir kesin karara da varamazlar. halkın onamadığı hiçbir yasa geçerli değildir, yasa sayılmaz.
genel istem: bireyin özel çıkarlarını aşarak toplumun bütünü için ortak yararı (kamusal fayda) gözeten ve yasalarla dile gelen kolektif bir iradeyi temsil eder.