Merve

Bir Dönüm Noktası; Foucault 1976'/ Cinselliğin Tarihi
foucault, toplumsalın örgütlenmesinde bir iktidar stratejisi olarak cinsiyetin işleyişini göstererek yeni bir yaklaşımın öncülüğünü yapmıştır. evrensel ve tarih dışı bir gerçeklik olarak kabul edilegelmiş olan biyolojik özelliklerin, erkeklik ve kadınlık psikolojilerinin, cinsel normallik ve sapkınlık tariflerinin, vb. tarihsel ve kültürel olarak oluşmuş, evrensel değil olumsal, sabit olmayıp değişken toplumsal davranışlar olduğunu gösterdi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
neden toplumsal cinsiyet ilişkilerini anlamalıyız?
biyolojik cinsiyet sabit bir özellikti; ama biyoloji kendi başına toplumsal ilişkiler düzeni ve iktidar stratejilerini üretecek anlamlar yaratacak özelliğe sahip değildi. öyleyse biyolojiyi anlamak değil, biyolojiyi farklı farklı anlayan toplumsal bağlamları anlamak gerekir.
toplumsal cinsiyet nedir?
toplumsal cinsiyet kavramı cinsler arasındaki eşitsiz ilişkilerin toplumsal bağlamlarına ve anlamlarına dikkat çekerek, cinsiyetin sadece biyolojik bir özellik olarak algılanmasını reddeder.
toplumsal cinsiyet ve biyoloji
toplumsal cinsiyet ilişkilerinin aslında biyolojinin dayattığı kaçınılmaz özellikler olarak gürüldüğünü; ya da "biyolojik zorunluluklar"a gönderme yapan toplumsal olguların cinsiyet anlamları kazandığını söyleyebiliriz. örneğin erkeklerin asker-savaşçı olmaları hem erkeklik cinsiyetinin biyolojisi ile açıklanır, öte yandan da vatanı için savaşmanın gerektirdiği cesaret ve güç eril anlamlarla "cinsiyetlendirilmiş"tir. aynı şekilde kadın doğurganlığı da "biyolojik" cinsiyetinin gereğidir ama bu "biyolojik yaratıcılık" hali onun bir tür "tıbbi" sorun, korunmayı gerektiren "zayıf" insanlık hali olarak tanımlanarak dişilleştirilmesini engellemez.
militarizm, milliyetçilik ve hegemonik erkeklik sıkı sıkıya bağlı
militarizm ve hegemonik erkeklik değerlerinin birbirini besleyerek var olması militarist milliyetçilik tarafından beslenen söylemler ile gerçekleşiyor. milliyetçiliğin cinsiyetlendirilmiş söylemi, yurtsever erkeklik, milliyetçiliğin ikonu olarak yüceltilmiş annelik imgeleri, bir aileye benzeyen "ulus"un koruyucusu olan erkeği ve erkeğin koruduğu hane/yuvanın bekçisi olan kadını tanımlıyor.