“Gittikçe bir diktatöre, bir çara, bir padişaha dönüştüğünü düşünüyorsun. İnsanların ona taptığını görüyor ve bunu gelecekte kurulacak demokrasinin en büyük düşmanı olarak görüyorsun. Haklısın. Ama bu toprakları yeterince tanımıyorsun. ...Eğer öyle olsaydı, eğer tanısaydın, Anadolu’nun, bir devrimi ancak üstüne yağdığı zaman kabulleneceğini bilirdin. Bin yıllık kölelerin uyanması için, en az bin yıl gerek. Nesilleri dönüştürmek için, geçmişle bağlarını koparmak için, en az bin yıl. Bu kadar vaktin var mı Ziya? Kimin var? Dolayısıyla uyanmak bilmeyenlerin yüzüne atılacak bir sürahi su gibi olmalı, devrim!“