3
“Şimdi düşünüyorum da
Korkmayan yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz korktuk.
Konuşan yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz sustuk.
Düşleyen yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz düşünemedik.
Direnen yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz teslim olduk.
Biliyor musun, güz
Daha bir dokunaklı geçiyor beş yıldır
Yağmur yağdı bugün, savrulan yapraklar
Sürüklendi bir süre dilsiz sokaklarda.
Bilmem ki, bilmem ki nerelerden
Çıkıp geldiler birden o çocuklar ufkuma
Yedi renkli türküler, bayraklar, pankartlar...
Bir yalnızlık duydum ta içimin derininde
Bir ses sağanağı, bir özlem...
Düşünüyorum da, farkına varmadan
Sessizce, kendiliğinden
Sevmişim meğer onları ben, inanmışım
Katılmışım hatta türkülerine kendimce
Uzaktan uzağa...
Yoksa niye kanasın değil mi
Bunca yıldan sonra sesim
Böyle durup dururken...”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
2
“Çekilip böcekler gibi evlerin kabuğuna
Sıkı sıkı sürgüledik kapılarımızı,
Balkonlara çıktık en fazla, camlardan sarktık
Garip bir merakla bakıp arkalarından
-Saygılı, şaşkın, küçümser-
Karmakarışık duygular içinde bocalayıp kaldık.
Sözleri ulaştı uzaklığımıza perde perde
Tanyerinde yükselen buğusu gibi toprağın
Ama elleri, yürekleri, yüzleri
Sert miydi sıcak mı, dost muydu düşman mı?
Bir gün olsun dokunup kendi ellerimizle
Aklımızla, yüreğimizle, duygularımızla
Anlamadık...
Uyup yükseklerden gelen bir sesin buyurgan tonuna
Bizim olmayan bir ağızla konuştuk haklarında... “
“Biz o çocukları hiç anlamadık
Biz o çocukları tanımadık hiç...
Mavi bir damar gibi kentin gerilen bedeninden
Bir çığlık çağlayanı gibi, geniş, uzun, pembe
Savrulup gittiler de kaç kez rüzgâr rüzgâr
Duyurabilmek için bizim türkülerimizi bize
Bir gün olsun inip aralarına katılmadık
Sesimizi katmadık seslerine...
Korktuk, neden korktuğumuzu bilmeden
Büyük heyecanlardan korktuk, küçük rahatlardan
Uzun yolculuklardan, yakın acılardan
Kurumlaşmış ne varsa güzeli ve geleceği kuşatan
Korktuk hepsinden...”
Bunun adı cehalet olamaz, cahillik vicdansızlığın bahanesi değildir. Hiç bir şey değişmemiş, değişeceği de yok.
Gergin bir üzüntüyle bitirdim kitabı. Din kisvesi altında işlenebilecek ne kadar günah varsa işleyen yobaz din adamları, (vatana ihanet, ar namus yoksunluğu, kadına iftira, taciz, vs...) ve onların tek sözüyle sokağa dökülen güruh.
Ellerinden masum kanı hiç eksik olmayacak mı bu canavarların! Evrim bile geçiremiyorlar, çok ilginç.
——
Halide Edip’in okuduğum ilk romanıydı. Sadeleştirilmiş metin olduğu için dil bakımından hiç zorlanmadan okunup, kısa sürede bitirebilirsiniz. Anlatımda zaman zaman kopukluklar olsa da, yazara ait bir eseri okumak heyecan vericiydi. Diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım.
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202313,7bin okunma