Eylem Çelik

Eylem Çelik
@Eylem_can
64 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2020 10:09
İnce bir kitap ama tam bir baş yapıt. Ikinci okumam sanırım birdaha yeniden okurum. İlk okumamda ne çok zorlanmıştım geri dönüp durmuştum kahramanları anlamak için. Gerçek mi hayal mi? Yaşayanlar mı yoksa ölüler mı konuşuyor ? bugün mü dün mü ? derken büyülü gerçekçiliğin çok iyi bir örneğini okuyorsunuz . Latin amerika edebiyatının bu yönünü seviyorum galiba aslında bildik bir hikayeyi bukadar farklı teknikler gerçeküstücülük ve kurmacayla anlatmaları beni büyülüyor. Bu yüzden Terra Nostra' yı sevmistim . Yazı tekniği acısından okunması zor bir kitap ama fantasik gerçekçilik de denilen bu tür farklı kitap okumalari yapmak isteyen herkese tavsiye ederim. Annesi öldükten sonra babasını bulmak için annesinin yıllar önce terk ettiği kasabaya giden gencin bu ıssız terk edilmiş yerde karşılaştığı insanlarla, ölmüş olan babasını tanıma yolculuğunu anlatıyor kitap. Meksikanın mitoloji alt yapısını, batıl inançlarını, halk öykülerini ; gerçekle düşü, ölümle yaşamı iç içe katarak büyülü bir yolculuğa çıkartıyor bizi. ölülerin bir türlü huzura kavuşamadığı bu nedenlede huzursuz bir şekilde zaman zaman ortaya çıkıp sayıkladiklari bir kasabadır bu yer.... Kasabadakiler huzursuz ve acı çekiyor ruhları bir türlü huzuru kavuşmaz... Çünkü bu toplumsal çürümüşlük içinde isteyerek yada istemeden bir şekilde ahlaksızlığa, suça, haksızlığa bulaşmışlar ve hepsi babasını tanıyor. Babası Pedro Paramo ise acımasız bir toprak ağasıdır. Bütün kasabalıya zor kullanarak topraklarına el koymuş buna itiraz eden yada engel olmaya çalışan her kimse çeşitli komplolarla yok etmiş öldürmüş yahut öldürtmüş. Böylece zamanla kurduğu çeteyle sözü geçen tek adam olmuş. Sistemin ayakta tutmaya çalıştığı acımasız gaddar bir kişiliktir. Bütün bu gercekustuculuk içinde 20 yüzyılın başlarında ki Meksika'nın
Pedro PáramoJuan Rulfo · Yapı Kredi Yayınları · 20052,263 okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2020 15:02
Stefan Zweig 'ın genç bir kadının hayatını anlattığı bu kitap aslında Avrupanın adım adım 1. Dünya Savaşına sürüklenmesini ve bu savaşla birlikte yaşanan trajedileri anlatır. Savaşın anlamsızlığını, yakıcılığını, insanı insana dair olandan nekadar uzaklaştırdığını ve yarattığı tahribatların anlattığı bir savaş karşıtı kitaptır Clarissa. Savaşı savunan, savaş çıkartan, savaştan beslenen ve bunu vatanseverlik kisvesi altında gerekli ve kaçınılmaz gösteren o yüksek rütbeli ve yüksek makamlarda yerini almış siyasetçilerin yarattığı mutsuzluğa karşı sıradan insanın mütevazı mutluluğu ve yaşamı insanlık tarihi boyunca insana en az zarar veren şey olmuştur. Kitaptaki kahraman Leonardo'nun o sıradan insanı arama çabası ciddi bir savaş karşıtlığı olarak okunmalı. Sıradan insanın hırslardan uzak, küçük şeylerde mutlu olması ve bu mutluluğu paylaşma duygusu belkide en kiymetlisidir. .... çoğu zaman akşamları bir kitabım olur, bir arkadaşım, güzel bir mektubum, biraz da müziğim. Aslında bunlardır benim mutluluk dediğim şeyler. Cogaldiklari zaman onlarla ne yapacağımı bilemiyorum. Başkalarıyla paylaşmak istiyorum. Tüm bunlar benim için çok büyük mutluluk.... Avrupanın adım adım 1. Dünya Savaşına nasıl sürüklendiğini anlattığı kitapta 1914 yılının toplumunsal ruhsal durumunu gözler önüne sererken aynı zamanda genç bir kadının yaşadığı zorluklarla içsel çatışmaların anlatıldığı pskolojik bir roman. Ince bir roman olmasına rağmen bu kadar temayı, olayı içinde barındırıyor olması beni oldukça etkiledi. Kadının erkek egemen toplumda yaşadığı sıkıntıları, kendini ifade edememesi, erkeğin yarattığı baskıcı zihniyet sonucu kadının kendini hep bir erkeğe karşı sorumlu hissetmesi kendinden çok onu mutlu etmeye çalışması, kararlarını yalnız alamaması-ki romanda Clarissa nerdeyse
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
Puan vermedi·543 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
16 yaşında şiir yazmaya başladı 20 yaşında yazacağı herşeyi yazdığını düşünüp şiiri bıraktı. Bu kadar kısa bir sürede dünya şiirinin yatağını değiştirdi. Çağdaş şiirin yaratıcısı. Kendinden sonra gelen tüm yazar ve şairleri etkilemiş bir deha. Modern şiirin en önemli isimlerinden olan Rimboud'nun macera dolu, hüzün dolu hayatını anlatan kapsamlı bir biyografi kitabı. "Ben Bir Başkasıdır "
RimbaudGraham Robb · Türkiye İş Bankası Yayınları · 201219 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Bandini ailesi amerikada yaşayan göçmen bir italyan ailesi. Hem göçmen hem de yoksul... Kış çok sert geçiyor. Acımasız bir soğukluk ve hiç durmadan yağan bir kar hayatı daha da çekilmez kılıyor. Duvar ustası olan baba üç çocuğuna bakmak zorundadır. Ama kış sebebiyle işsiz ve çaresizdir. Kimse kış günü duvar ustasına ihtiyaç duymuyor. Yoksulluk kışın acımasızlığıyla daha da derinleşiyor. İliklerine kadar hissedilen soğuğa iliklerine kadar işlenen yoksulluk eşlik ediyor. Bir türlü bahar gelimiyor bahar gelse sanki herşey bitecek. Umut eder insan, umutla arzu eder mutluluğu ama zaman geçmek bilmez. "Zaman duraklıyor,topallıyor, acı için de sürünüyordu. " Arturo 14 yaşında evin en büyük çocuğudur. Göçmen olmaktan utanan bir genç. Tam da ergenlik zamanı. Duygu ve düşünce dünyası karmakarışık. Kendini tanımaya çalışırken hıristiyanlığın 10 emrini yerine getirmeye çalışıyor. Ama bunları yerine getirmek çok zor ne yaparsa yapsın bir şekilde günah işliyor ama neyse ki günah çıkarmak çok kolay. Islık çalmak kadar kolaydı. Gizem dolu bir evrenin için de kendini anlama ve oluşturmaya çalışan genç Bandini aile sıkıntılarıyla da uğraşır. Baba bir süre sonra evi terk eder, bu terkedişin acısına katlanmaya çalışan silik, güçsüz, öfkeli ve için de çok tanrı olan bir anne ... Derin günler,hüzün dolu günler... Hayat zor, kış sağlık. Hava çok mu soğuk yoksa yoksulluk daha mı üşütüyordu...bilinmez. Yoksa bütün mesele Amerikalı olmamakmıydı? Şu Amerikalılar arasında yoksul pis bir göçmen olmakmıydı? "Göçmen olduğun içindir belki." Çok fazla hayatın için de hayata dokunan bir roman. Zorluklarla dolu bir hayat.. Evrensel acılar... bütün yaşamları boyunca hayatta kalmaya çalışan hayatın zorluklarıyla uğraşmaktan kendilerine zaman ayıramamış kendini oluşturamamış insanların
Edebiyat
Bahara Kadar Bekle, BandiniJohn Fante · Parantez Yayınları · 20031,200 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Arturo Bandini erken yaşta babasını kaybettiği için annesi ve kızkardeşine bakmak için çalışmak zorundadır. Ancak kapitalist sistemin çağdaş köleliğini reddettiği için girdiği hicbir işte tutunamaz. 18 yaşında okumayı seven bir gençtir üstelik nietzsche, schopenhaur ve spengler gibi felsefecileri okur. Okuduklarını paylaşacak ve anlayacak kimse yoktur etrafında. Yaşadıklarını ve sistemi sorgularken etrafındakiler için bir yabancı ve ötekidir Arturo Bandini. Bu yüzden de anlaşılmaz bir ucube gibi görünür ondan sıradan davranmasını bekleyen yakınları tarafından. Ama o bütün bu karmaşa içinde kendini varedebilmek için içsel dünyasına hayallerine kaptırır kendini. En büyük amacı bir yazar olamak olan Bandini kendini hayallere ve yazacağı kitaba öyle bir kaptırır ki gittikçe gerçekle olan bağı zayıflar. Bu dünyanın insanı olmadığını bilir ama bunu anlatamaz ve yalanlar söylemeye başlar kendini kabullendirmek için. Bir süre sonra bu yalanlara kendi de inanır ve hastalıklı bir kişilik hâline gelir. Hayat zor kapitalizim acımasızdır. Yaşamak zorunda olduğu hayat ile yaşamayı hayal ettiği dünya arasındaki uçurum çok büyüktür ve Arturo Bandini bu uçurumdan düşerken tutunacağı tek şeyi hayallerdir. Sistemi ayakta tutan patroncuklar, köle gibi çalışan işçiler ve ahlak anlayışına tutunan zavallı insanlar arasında kendini var etmeye çalışırken yaşadığı zorluklar ve tutarsızlıkları anlatır.
Los Angeles YoluJohn Fante · Parantez Yayınları · 2017615 okunma
Reklam