Eylül İpek Uranlı

Eylül İpek Uranlı
@Eyllipek
Evliyim, bu siteyi sadece alıntı paylaşmak için kullanıyorum. MESAJ ATMAYIN!!
Psikolog
Lisans
Ankara
Ankara
60 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
-Ne demek istediğinizi anlayamadım, diyor. -Famina mors animae. -Bunu da anlamadım, diyor başını çevirmeden. -Kadınlar ruhun ölümüdür, diye açıklıyorum.
1000k
Reklam
İnsan ırkının ilerlediğine inanan biri değildi. Yüzyıllardır sürüp giden savaşlar insanlığın ahlaki durağanlığının kanıtıydı. Ama kişinin yaşamındaki iyilik, cömertlik, aşk ve hoşgörü anlarını arttırması görüşüne de sımsıkı sarılırdı.
Sayfa 294·Kitabı okudu
Dün geceden sonra bile ‘hayalet’ kelimesini söylerken kendimizi tutamayıp hafifçe gülümsüyoruz. Hayır, doğaüstü olayların tehlikesi çağdaş zihinlerin en zayıf olduğu noktadan saldırmalarıdır; o yerde koruyucu batıl inanç zırhımızı çıkarmış, başka bir korunma yöntemi de benimsememiş oluruz. Hiçbirimiz dün gece bahçede koşan şeyin bir hayalet olduğunu mantıksal olarak düşünmüyoruz, ama dün gece Tepedeki Ev’ de bir şeyler olup bittiği kesin ve zihnin içgüdüsel sığınağı -yani kendinden şüphe etmek- eleniyor. ‘Hayal gücümün ürünüydü, ‘diyemiyoruz, çünkü üç kişi daha oradaydı.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Saygı dediğimiz şey, adına pazarlık yapılacak bir şey değildir. Saygı her insanın diğerine sunduğu bir hediyedir. Eğer belirli şartlar altında saygı göstermeyi kabul ederseniz hiçbir yere ulaşamazsınız. Saygıyı taktik icabı kullanamazsınız. İyiliğin, güzelliğin bir başka ifadesidir saygı.
1000Kitap
Ne yazık ki, hislerini yansıtacak daha iyi bir yol bulamadılar ve benim söylediklerimi, olsa olsa kadın ruhunu çok ucuz ve rastgele yöntemlerle ele geçirebileceğini sanan bekar erkeklerin söyleyebileceğini öne sürdüler. Bu itham beni yeterince rahatsız etmişti ki, Alman bayanın ateşe körükle giderek, kadınları gerçek kadınlar ve doğuştan fahişe ruhlu olanlar diye ikiye ayırmadı ve Madam Henriette’yi ikinci tür kadınlardan sayması sabrımı iyice taşırdı. Bir kadının bazı zamanlar kendi iradesinin ve yargı gücünün ötesinde gelişen birtakım gizli güçlerin esiri olabileceği gerçeğini reddetmenin, aslında kendi içgüdülerimizi ve doğamızdaki şeytani unsurları bastırman adına gösterdiğimiz bir refleks olduğunu, pek çok insanın böyle yaparak kendimi daha güçlü, temiz ve “kolay baştan çıkarılanlar”dan daha ahlaklı hissetme keyfine ulaştığını söyledim. Kişisel olarak, bir kadının, kendi içgüdülerini özgürce ve tutkuyla takip etmesini, pek çok kadının yaptığı gibi kolları arasında bulunduğu kocasını gözleri kapalı aldatmasından daha onurlu bulduğumu da ekledim.
Reklam