Romanımız başkarakter Doktor Feyzi'nin Abdulsamet paşa tarafından kızına ulaşması için sakladığı mirastan haberdar olmasıyla başlar. Erzurum'dan hızlı bir biçimde soluğu İstanbul'da alan karakterimiz mirası sahibine ulaştırmaya çalışırken çok farklı bir maceranın içine girer ve çeşitli tehlikeler geçirir. Mehmet Rauf birbirinin devamı olan Define ve Kan Damlası romanlarında üslupta hareketliliği ve söz oyunlarını en az düzeyde tutmuş, bu sebepten tamamen hedefe yönelik bir anlatımı var denilebilir. Basit bir kurgusu olsa bile kitap okurun heyecanını son anlara kadar canlı tutmakta ve akıcı bir anlatım sunmakta çok başarılı. Bundan ayrı olarak kitapta adı geçen mekanların İstanbul atmosferi içinde kısaca bile betimlenmesi bence kitaba çok ayrı bir hava katabilir ve anlatımı zenginleştirebilirdi tabii bu kitabın kendini okutma konusunda çok başarılı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Bütün bir yüzyıl boyunca herkesin inatla fikrini gizlemesi ve ifade etmekten kaçınmasıyla varılan sonuç, entelektüel bakımdan üstün olan bir medeniyette yaşanan psikolojik açıdan emsalsiz çöküştür.