Nerden başlayacağımı bilmiyorum. Uzun soluklu güzel bir kitaptı. Kitap ana karakter olan Gökçe'nin ölümüyle başlıyor. Bir geçmiş bir gelecek şeklinde ilerleyen kitap, 11 yıl sonra Gökçe gibi öldürülen İpek adındaki genç kadının dosyasıyla beraber Gökçe'nin dosyası da tekrar açılır. Yankı ve Erdemin Gökçe'nin katili bulmak için çıktıkları bu yolda hem kendi gerçekleriyle hemde katille yüzleşmek zorunda kaldılar.
Okuduğum ikinci polisiye romandı, ama ben katili tahmin etmiştim. Onun dışında Dilara Keskin'nin okuduğum 4. eseriydi diğer eseri gibi bu da dostluğu ve arkadaşlığın önemini harika bi şekilde bahsetmiş.
Gökçe harika bir karakterdi. Genç yaşta yaşadıkları, bu durumlara karşı olan tavrı mükemmeldi. Alper aşkı için herşey yapabilecek bir karakterdi. En eğlendiğim sahneler Alper ve Gökçe sahneleriydi. Yankı harika bir en yakın arkadaş, harika bir dost ve sevgiliydi. Erdem oda harika bir dosttu. Hakan iğrenç bir karakter. Geçmişteki Hakanı biraz olsun seviyorum ama gelecekteki Hakanı hiç ama hiç sevmiyorum. Burcu başlarda güzel ortalarda berbat sonlarda kendini toplayan bir karakterdi. En sonunda kendisiyle yüzleşmesi beni çok mutlu etti. Diğer karakterleri pek sevmiyorum özellikle Murat'ı. Semih başlarda çok sevdiğim bir karakterdi. Zeynep sana anne diyen bir kızı böyle bıraktığın için hiç bişi demiyorum. Mavi seni nasıl unuturum küçük yaramaz. Sen Yankı'ya harika bir ev arkadaşı harika bir yoldaş ve çok iyi bir evcil hayvan oldun seni çok seviyorum.
Güzel, aşkın, dostluğun ve güçlü karakterlerin olduğu bir kitap okumak istiyorsanız Ölüler Konuşamaz adlı bu kitaba bakın derim.