Eyüp Sütçü

Eyüp Sütçü
@Eyup_stc72
fyodor mihayloviç dostoyevski
Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanı yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan kavmi bu alışveriş işine başladıktan sonra insanlığından çıktı. Yeryüzünde herşeyi aldı sattı. Toprak aldı sattı, toprak topraklıktan çıktı. Su su olmaktan, orman orman olmaktan, gökyüzü gökyüzü olmaktan çıktı. Yakında ayı, yıldızları da alıp satacaklar ve yıldız yıldız olmaktan, ay ay olmaktan çıkacak. Yüreği alıp sattı insanoğlu, yürek yüreklikten çıktı. Aşkı, sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, barışı, arkadaşlığı, kandaki sıcaklığı, güzelliği alıp sattı insanoğlu, insanoğlu insanlıktan çıktı, oburlaştı. Biriktirme hastalığına tutuldu"...
Ah, sefalet insanları ne kadarda küçülmeye sürüklüyor!. . Ve dostoyevski'nin ilk göz ağrısı insancıklar. Yazarın maddi sıkıntılar ve babasının ölümünden kaldıpı rubleleri hiç ettikten sonra, o dönemde de pek popüler olan edebiyattan para kazanma işine girip, Ve insancıkları bitirip yayınlar. Gogol'ün büyük bir etkisi görülür kitapta. O zamanın rusyasında, romantizm pek fazla popüler idi ve gogol ortaya çıkıp doğalcılığı Rusya da yaratana kadar. insancıklar da aynı şekilde ikisinin karışımıdır. İnsancıklar duygusal ve doğalcı romanın melez bir sonucudur. Zavallı memur, Makar devuşkin doğrudan doğruya gogol'ün sayfalarından çıkmıştır. Varvara ise duygusal akımından alınmıştır. Dostoyevski her ikisini de trajik bir düzeye yükseltmiştir. Belinski ise insancıkları ve dostoyevskiyi büyük bir keyifle yeni bir gogolün çıktığı ümidiyle şöyle demiştir; Etkisini, hayat ve insan yüreği hakkında ki, o deneyimden ve gözlemden gelen bilgiyle kazanmıyor. Bunları biliyor, hem de derinden biliyor, fakat bu bilgisi "a priori" ( deneyden önce) ve bu nedenle de bütünüyle estetik ve yaratıcı bir özle bitiyor.
Özgürlük, Akılsız yüreğe göre değildir!. . Dostoyevski ev sahibesinin ilk kısmını 1847 de ikinci kısmınıda aynı yılın kasım ayında Rus edebiyat dergisi Otechestvennye yayınladı. Bütün sürgün öncesi kitaplarında ki talihsiz eleştiriler ve hakaretler ev sahibesine de nasip oldu. Hatta bazı eleştirmenler daha da çok ileri gidip eser için ; Hofmann'ın eserlerinden çalıntı olduğunu ileri sürdüler, sahneye ise son olarak Belinski çıktı; "Müthiş derecede çöp olarak" eseri nitelendirip son noktayı koydu. Açıkça söylemek gerekirse aynısı benim için de oldu, ama ben sürgün öncesi hayatıyla bağdaştırdım ve o zamana göre iyi bir eser, fakat biraz basit bir konu çıkardığını düşünüyorum. Karakterler arası diyaloglar da çok fazla. Hep böyle bir karamsarlık renksiz ve pastel renklerle acı ve kederle geçiyor. Ama bu eseri de hem kendisini hemde bizi gelecekte ki diğer bütün eserlere hazırlamaktadır. Dostoyevski okurken kronolojik bir okuma herzaman daha iyidir.
"İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüzkarası sayarız. Benzeri olmayan toplumsal bir takım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız". . Dostoyevski'nin yeraltından notlar için ön sözü: Bu notların yazarı da, "notlar"da elbette hayal ürünüdür. Ancak, genel olarak toplumumuzun düşünülecek olursa, bu notların yazarı gibi kişilerin toplumumuzda yalnızca bulunmakla kalmayıp varlığının zorunlu olduğu da anlaşılır. Amacım, yakın geçmişin olağan kişilerinden birini, toplumun karşısına daha belirgin olarak çıkarmaktır. Bu kişi, henüz hayatta olan kuşağın temsilcilerinden biridir."Yeraltı" diye adlandırılan bölümde bu kişi kendini tanıtıyor, görüşlerini anlatıyor ve sanki toplumumuzda neden ortaya çıktığını, çıkmak zorunda olduğunu açıklamaya çalışıyor.. . Dostoyevskiyi bir yazardan önce pskiyatrist olarak görmek sanırım fazla abes kaçmayacaktır. Çünkü dostoyevski hakkında az bir bilgi sahibi olan kimse bile dostoyevski'nin okurunu yarattığı karekterlerin psikolojisine sokabilme yeteneğinden haberdardır. Kitap şöyle başlamaktadır: Ben hasta bir adamım…Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben. Galiba karaciğerimden  zorum var…Tıbba ve doktora saygım olduğu halde tedavi olamıyorum ve asla olamayacağım”. Freud ise yeraltından notlar da ki gerçek bir karekteri makalesine alır Freud’un 1895 tarihli Obsessions and Phobias adlı makalesinde analizi yapılan hastalardan biri karşılar. Karakter, hayatındaki eksiklikleri, kendisini irrasyonel düşüncelere inandırarak kapatır. Kendisini başarısız ve