"Umutsuzluğa düşmek" ise bir devrimciye yasaktır. Cellat elinde işkencede ölüme bir soluk kalmışken bile. Yalnız yasak değil ayıptır da. Çünkü devrimcinin kendisi, insanlığın yarını ve umududur. Bir kural, bir ilkedir bu. Namussuzluğun, alçaklığın egemen olmadığı, soylu, güzel ve onurlu bir dünya, bu temel ilke üzerinde kurulur. Bu bayrak, yüreğime delikanlıyken çekildi. Şimdi kırkı aştım, her an daha zorlu bir rüzgâr ile atardamarımı doldurmakta.
Anlamıyorsunuz, kredi meselelerinde, daima göz boyamak lazımdır. Deha eseri fikir, insanların cebinden, henüz orada bulunmayan parayı almaktır! O zaman, bu parayı kendileri vermiyorlarmış da hediye olarak alıyorlarmış gibi bir fikre sahip olurlar.
Bir dağı dibinden biçebilen, bir deniz girintisini doldurabilen, kısacası; yeryüzünü insanlar için oturulabilir hale koyan, onları çalışmaktan kurtarıp sadece birer makine idare edici kimseler haline getirebilen kuvvet, yalnız paradan ibaret değil miydi? Her iyilik ondan doğuyordu, her fenalığı yapan oydu.