Ne hayallerle doldurur insan heybesini.. Ne dualarla yeşertir, kabul görmeyen gerçeklerini. Kalbine saplanan onca hançere aldırmadan, ayağına takılan onca çekmeyle düşmeden, gözlerine çekilen onca perdeden yılmadan, ışığı görebilme ümidiyle bakar, sonsuza koşabilme ümidiyle yol alır, olacağını beklediği hakikatleri ile doldurur çevresini ve sırf bu düşünce dahi tebessüm ettirir çehresini.. Yanındaymış gibi gözükenleri, yanında görmeyince mahsun bakışlarla indirir başını. Tüm çabalarını bir beklenti gibi algılayanlara şahit olunca, harcanan nefes deler geçer boğazını.