Keneler ve sivrisinekler
Çevrende uçuştuğunda gazete kalabalığıyla
Boşuna kafa yorma, tüketme ince sözler
Karşı koyma bu kaba gürültüye ve çığırtkanlığa
Çünkü mantık da, üslup da sevgi de dost
O inatçı sürüyü etkilemez
Kızmak da boş, fakat kaldır elini ansızın
Ve şimşek gibi bir yergiyle onları ez
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Göğü dumanla kaplıyor fırtına,
Karları döndürüp savurarak;
Kâh uluyarak canavar gibi,
Kâh çocuk gibi ağlayarak;
Bazen üstünde köhne damın
Ansızın samanları hışırdatıyor,
Bazen geç kalmış bir yolcu gibi
Penceremizi tıkırdatıyor.
Anımsıyorum o büyülü ânı,
Karşımda beliriverdiğin,
Uçup gidici bir hayal gibi,
Dehası gibi saf güzelliğin.
Bunlularında ümitsiz hüznün,
Telaşın yorucu tasalarında,
Çınlardı o tatlı ses uzun uzun,
O güzelim çizgiler görünürdü bana.
Yıllar geçti. İsyancı dalgalarında fırtınaların
Dağılıp söndü eski hayaller,
Unuttum tatlı sesini senin
Ve silindi göksel çizgiler.
Elimden gelmedi sonsuzca bırakmak
Karayı; bu iç karartan devinimsiz yurdu;
Ve seni coşkularla selamlayarak
Elimden gelmedi yüceliklerine
Yöneltmek şiirsel koşumu.
Bekliyordun sen, çağırıyordun…
Ruhum boş yere çırpınıyordu prangasında;
Güçlü bir tutkuyla büyülenmiş,
Kalakaldın kıyılarında…
Niye hayıflanmalı? Kaygısız yolumu
Nereye yöneltirdim ki şimdi?
Bir şey var ki çölünde senin
Ruhumu altüst etmeye yeterdi.
Bir kaya parçası, şanlı bir varlığın
Mezarı olan; ve yüce anılar da
Orada soğuk bir uykuya dalıyordu:
Napolyon sönüp gidiyordu orada.
Ve öldü acılar içinde;
Ve onun ardından, gürültüsüyle fırtınanın
Yitirdik bir başka dehayı da
Bir başka hükümdarını akıllarımızın.
Yitip gitti, başındaki çelengi
Bırakarak ve gözyaşlarına boğarak özgürlüğü.
Kabarsın dalgalar, kopsun fırtına,
O senin, ey deniz, türkücündü.