F. Hilal T.

"Bir keresinde büyükannen ne demişti, biliyor musun? Kutsal Kitap'ta Tanrı'nın gökte oturup, insanların kendisine inanınayışma güldüğünü okumuş." "Neden peki?", diye sordum. Soru sormak, cevap vermekten her zaman daha kolaydı. "Okay", diye söze girişti babam. "Eğer bizi ya ratan bir Tanrı varsa, onun gözünde bizler, bir ba kıma yapay varlıklar sayılırız. Gevezelik ederiz, dalaşırız, dövüşürüz. Birbirimizden ayrılırız ve ölürüz. Anlıyor musun? Acayip zekiyizdir, atom bombaları, aya giden füzeler yaparız. Ama hiçbirimiz nereden geldiğimizi sormayız. Buradayız ya sırık gibi, bu bize yeter." "Onun için mi gülüyor Tanrı bize?" "Elbette. Eğer biz kendimiz yapay bir insan üretebilseydik, Hans-Thomas, sonra bu yapay insan başlasaydı alıkâm kesmeye -örneğin borsa ya da atyarışları hakkında-ve en basit ama en önemli soruyu, yani kendisinin nasıl ortaya çıktığını hiç sormasaydı -işte o zaman biz de katıla katıla gülerdik muhakkak."
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben yalnız olduğumuza inanmıyorum evlat, asla inanmıyorum. Evren yaşam kaynıyor. Ne var ki, yalnız olup olmadığımızı hiç öğrenemeyeceğiz. Galaksiler, birbiriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan yapayalnız adalar gibidir."
Alıntı
Doğanın Karşısında Olmamalıyız
9/10
·72 syf.··
2023 12. kitabı
Kızıl Veba özellikle mikroorganizmalıların mükemmelliği ile büyülenmiş bir biyoloji öğrencisi olarak çok keyif aldığım bir okuma oldu. Mikroorganizmalıların ne kadar muhteşem varlıklar olduklarını eğitimim süresince öğrendim ve öğrenmeye de devam ediyorum. Bu bağlamda uygarlıkları, hatta pek çok türü yok edebilecek potansiyelde olduğunu öğrendiğimi düşünüyorum. Büyük kayıplar yaşadığımız ve pek çok insana doğadaki ve dünyadaki acizliğimizi gösterdiğini düşündüğüm pandemi dönemimiz kitabı okurken pek çok kez aklıma geldi. Ne kadar kötü bir sondan kurtulduğumuzu düşünerek minnet duydum. Bunu Jack London’un da bahsettiği, kendilerini tedaviler bulabilmek için feda eden bilim insanlarımız sayesinde aşabildik. Fakat işler her zaman bu şekilde ilerlemeyebilir. London’ın da Kızıl Veba sında bahsettiği gibi bu süreçlere iyi hazırlanmalı, doğaya ya da birbirimize karşı değil yan yana durmalıyız. Bencil bir şekilde Dünyamızın kaynaklarını tüketir, doğamızı ve geleceğimizi umursamadan hareket edersek köpükler gibi uçup gideriz. Tüm çabalarımız ve bencil hareketlerimiz doğa karşısında bir hiç kalır. Dünya her zaman çöküşler yaşadı fakat her zaman ayakta kalmayı başardı. Hatırlamamız gereken şu ki bunu insanlar sayesinde başarmadı. Bu nedenle kulvarımız olmayan bir rakiple savaşmayı aklımızdan geçirmemeli, muhteşem varlıklar olduğumuz yanılgısına düşerek böbürlenmemeliyiz. Aksi taktirde herhangi bir organ sistemi olmayan, bizim gibi düşünemeyen, çıplak gözle görme ihtimalimizin bulunmadığı canlılar bir bakmışız uygarlıklarımızı bile yok etmiş; tıpkı kızıl vebanın yaptığı gibi… Unutmayalım ki türümüz doğanın ürettiği oksijene; onun sistemlerimizin tüm işlevleri için bize enerji sağlayacak besinlerine ve dahasına bağımlıdır. Özetle, Kızıl Veba kitabını, biyolojik perspektiften
İnceleme
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma