"-Bir kere oturup içini görmek istemez misiniz?
-Tabi efendim. Zahmet ne demek?
-Ben onu sizin için ileri alayım da bakın.
Herifleri minnet altında bırak. Bırak, zamanını alsınlar. Zamanını aldıklarını onlara unutturmamaya bak. İnsanlar genellikle iyidirler. Seni ziyana sokmak istemezler. Sen önce kendini ziyana soktur, sonra sen onları ziyana sokarsın."
"Dünya değişti, haberin yok. Bu düşüncelerle çocuklar beslenmez. Her gün alacağın üç dolardan başka şeylerle ilgilenirsen büyükler sana günde üç dolarda vermez."
"Bin, iki bin, beş bin dönüm toprağın, bir de traktörün olmazsa, toprakta çalışarak geçinemezsin artık. Topraktan ürün almak artık senin benim gibi küçük adamların işi değil...çünkü sen Ford'lar yapamazsın, çünkü sen telefon şirketi değilsin. İşte çiftçilik de şimdi böyle oldu."
"Artık ürün yetiştiği ve hasat edildiği zaman, hiç kimse sıcak bir toprak parçasını eline alıp onu parmaklarından aşağı akıtamayacaktı. Kimse ne tohuma elini sürecekti, ne de büyüsün diye hırsla başında bekleyecekti. İnsanlar yetiştirmedikleri şeyleri yiyeceklerdi. Ekmekle aralarında bir ilişki kalmayacaktı."
"Bu toprak bir işe yaramasa bile, yine bizim toprağımızdır. Bu toprağı bizim toprağı bizim yapan onun üstünde doğmamız, onu işlememiz, onun üstünde ölmemiz."