Fulya

Hayat ve hayaller üzerine
"... Bu bir hayaldi artık. İnsan ömrünün yarısı böyle hayallerle, düşlerle geçiyordu işte. Belki bu ormanlar, bu güzel hayaller yüzünden hayat bu kadar tatlıydı. Tanabay dağlara ve gökyüzüne bakarken, insanların hepsinin birden talihli, mutlu olamayacağını düşündü. Herkesin kaderi aynıydı. ...kaderi de öyle, mutluluk ve acıyı beraber getiriyordu. Bir yanda kıvanç, bir yanda kaygı. Hayat dediğin böyleydi işte. İnsan yaşlanır, ama gönlü yaşlanmak istemez. Arada sırada bir silkinir, birden doğrulup koşmak ister."
Alıntı
Reklam
Hayat hakkında
"Hayat sana hiçbir şey öğretmemiş, pek saf kalmışsın. Gençliğinde nasılsan şimdi de öylesin. Bütün meseleleri kestirmeden bir çırpıda halletmek istiyorsun! Oysa zaman çok değişti. Artık nerede, ne söyleyeceğini, kimlerin önünde nasıl konuşacağını bilmen gerek. O zaman her şey iyi gider,..."
Alıntı
Gençlik
"Sen gençleri hiç beğenmiyorsun ama, oğluma bakıyorum da bugünün gençlerini pek de fena görmüyorum. Onun okuduğu enstitüde gençlerin hepsi iyi okuyormuş. Okuyup bir şeyler öğreniyorlar. Ne olacaklarını zaman gösterecek. Bilgili gençler yetişiyor, umut onlarda, kötü giden işleri onlar düzeltecek."
Sayfa 117·Kitabı okudu
Alıntı
"Yıldan yıla yaşlanıyorum elbet. Yılın oniki ayında yılkı peşinde koştuğum için çok şeyleri göremez, bilemez oldum galiba. Ama ne zamana kadar böyle sürecek bu hayat, ne zaman gün göreceğiz? Nutuklardaki sözlere göre her şey yakında düzelecek, çok iyi olacakmış. Hadi ben yanılıyorum diyelim ama biliyorum ki başkaları da benim gibi düşünüyor işte bunu da biliyorum ve bunda yanılmıyorum."
Sayfa 109·Kitabı okudu
Edebiyat
Tanabay'ın güzel Caydar'ı
"Başını kaldırmadan, gözü kapalı olarak dinliyordu onu. Gözü kapalı ama her şeyi görerek: Yıllar yılı sıcak demeden, soğuk demeden her işte çalışıp yıpranmış ellerini, ağarmış saçlarını, boynundaki, ağzının kenarındaki, gözlerinin çevresindeki kırışıklıkları... Sonra o kırışıklıklar arasında kaybolup giden gençliğini..."
Sayfa 89·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam