Fulya

"Hepimiz böyleyiz işte. Birbirimizden pek farkımız yok. Ancak ağır hastalandığımız ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, ancak o son demde anlıyoruz."
Sayfa 39·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
8/10
·779 syf.··
2025 30. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 20:51
Budala’yı uzun zamandır okumak istediğim halde, uzunluğu nedeniyle cesaret edememiştim. Zira yarıda bırakmak istediğim anlarda olmadı değil. Ancak okumayı zamana yayarak, bu durumdan kurtulabildim. Kitabımız başta oldukça sürekliyici olsa da, ortalarda çok yavaş ilerledi; son iki yüz sayfayı ise neredeyse koşarak okudum. Kitap, Avrupa’da uzun süre tedavi gören epilepsi hastası genç Prensin, yıllar sonra -özlemle- Rusya’ya dönüşü ile başlıyor. Kendisi o kadar iyi niyetli, dürüst ve ahlaklıki bulunduğu çevrede ‘budala’ olarak görülüyor. Yazar, karanlık tutkularla, sahtekarlıkla, yalanlarla dolu ve kıskanç karakterler üzerinden yozlaşan toplum yapısında, bireylerin saf iyilik haliyle başarılı olup/olamayacağını anlatmaya çalışıyor. Bu polyannacılık, toplumda farklılık olarak algılandığından bireyin değer görmediğini ve kötülerin arasında iyi niyetli olmanın (kötüleri düzeltmediği gibi) bireyin kendisine doğrudan zarar verdiğini ve işe yaramaz olarak algılanması nedeniyle yanlızlaştığını da sayfalarca anlatıyor. Bu arada, 1860’larda yazılan bir kitaptaki karakterler, (Rogojin’in saplantılı aşkı, Nastasya’nın saç baş yolduran histerisi, Aglaya’nın gurur abidesi halleri, ailelerin çıkarcı tutumları, verem hastası İppolit’in çaresizliği) şimdilerden çok da farklı değildi. Sonuç olarak Dostoyevski karakterleri yine çok içimizdendi, SPOİLER!!! Nastasya’nın aşk mı, güç mü, tercihini yaptığı, İppolit’in hayatın anlamsızlığı ve hastalığı nedeniyle çaresizce ölümü bekleyişini anlattığı, Rogojin ve Prensin Nastasya yüzünden karşı karşıya geldiği bölümler ve tabiki trajik son önemliydi…Sayfalara sabrınız varsa, tavsiyem okumanız yönünde.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
"Çok geride kalan o güneşli yaz günlerini hatırladı. Yemyeşil çayırları, bayırları, yüksek dağları, düş kadar güzel o dünyayı... Hey güzel günler hey... Anasının bir yudum sütünde, anası, kendisi, yeryüzü, gökyüzü, bütün dünya vardı... Yazık ki o günler göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçmiş, dünya ve onunla birlikte her şey değişmişti..."
Edebiyat
"Senin işlerin neden uz gitmiyor biliyor musun? Çok tezcanlı, çok sabırsız oluşundan. Aynı anda 'hem havadakini kapmak, hem yerdekini yalayıp yutmak' istiyorsun. Dünya çapındaki bir devrimin hemen gerçekleşmesini diliyorsun... Tepeye ilk varan sen olunca ödül mü veriyorlar? Yine orada oturup geriden gelenleri bekliyorsun. Şunu iyi bil dostum dünya devrimini tek başına gerçekleştiremezsin, başkalarının da gelmesini, seninle beraber olmalarını beklemek zorundasın."
Edebiyat

Fulya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·83 syf.·
7 günde okudu
·
2025 31. kitabı
Stefan Zweig
8.1/10 · 279,5bin okunma