Rüyam Uslu

Rüyam Uslu
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 14:47
GOG – GIOVANNI PAPINI İki dünya savaşının ardından iki kitap olarak yazılmış bir günlük. Roman demek yanlış olur. Gog ilginç bir tip. Öyle ki aslında nefret edilesi bir karaktere sahip. Hayata baktığı yerde ‘’doğru’’ kavramı yok. Kitap aslında her şeyin, her bakış açısının bir antitezi gibi. Papini, kendi yaşadığı dönemde ortaya çıkan , tartışılan felsefi fikirleri farklı bakış açısıyla ele alıp bir de bu yönden bakalım diyen ve bunun için bir anti kahraman yaratan bir farklı düşünür gibi. Kitap (-lar aslında) zor okunmuyor. Kısa kısa bölümler halinde, hemen her konuda bir fikir sunuyor. Genel kabulün dışında oluşu okuyucuya ilginç gelebilir. Bana göre kitabı( -ları) sevebilirsiniz ama Gog sevilir mi? Bazı bölümleri çok sevdim: Bırakılmış Şehir, Ben Rubi’nin Fikirleri, Kendine Tapmak, Hiçbir Şey Benim Değil, Yıldızlar=İnsanlar… Kitapta bir tarih sırası yok. Olay sırası da yok. Tarih ( gün ve ay) ve yer belirtilmiş ama yıl yok. Okurken rastgele bir bölüm olarak açılıp da okunabilir diye düşündüm.
GogGiovanni Papini · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,411 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 14:37
SÖZCÜKLERİ TADAN ADAM – GUY LESCHZINER DUYULARIMIZIN TUHAF VE ÜRPERTİCİ DÜNYASI Kitabı adı yüzünden almıştım. Okumaya başladığımda eyvah dedim. Kitabı yarım bırakmaktan korktum. Kitap beni ters köşe yaptı. Her bölüm birbirinden ilginç yaşanmış tıp olaylarıyla dolu. Beş duyumuzun beşinin de aynı oranda hayatımızı etkilediğini hastalarının yaşadığı nörolojik olaylarla açıklıyor ve bilimsel olarak anlatıyor. Sakın dili sizi korkutmasın. Tabii ki zaman zaman aşırı tıp terimleri var fakat olaylar o kadar ilginç ki boğulmuyorsunuz. Örneğin savaş sırasında yaralanıp hastaneye gelen bir askerle , sıradan bir günde kazadan sonra hastaneye gelen insanın çektiği acı eşiği aynı değil. Bir diğeri gerçekten sözcükleri tatlarıyla algılıyor. Bir başkası çalan müziğin renklerini söylüyor. Ve bunların hiçbiri psişik ya da spiritüel falan değil. Nörolojik olarak böyle insanlar var. Zannettiğimizden fazla. İyi okumalar. Çok keyifliydi.
Sözcükleri Tadan AdamGuy Leschziner · Metis Yayınları · 202369 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 13:34
PRENS – NİCCOLO MACHİAVELLİ Kitabın hangi bölümünden alıntı yapsam da normal bir mesaj olsa diye düşündüm. Bulamadım aslında. ‘’Başarıya giden yolda her şey mübahtır.’’ felsefesinin ortaya çıkarıcısı. Machiavelli, devlet adamlarının, yöneticilerin, kralların yanında danışmanlık hizmeti veren bir çeşit diplomat. Gördüklerini, tecrübelerini, olması gerekenleri ‘’Prens’’ adını verdiği raporlarında anlatıyor. Bir çeşit siyasetname. 15. yy’ın sonu 16. yy’ın başında yazılmasına rağmen bugün hala ‘’uygulanan’’ ve kimsenin geçerliliğinden şüphe etmediği politikaları yansıtması bakımından şaşırtıcı. Hiçbir şey değişmemiş. Tam da bu yüzden okunmalı.
PrensNiccolo Machiavelli · Dorlion Yayınevi · 201820,2bin okunma
7/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 12:28
İNSANLAR – MATT HAIG İnsan olmanın sorgulandığı bir kitap. Spoiler vermeden nasıl anlatabilirim? Başka yaşam formlarından gelen bir uzaylı dünyaya bir görevle gönderilir. İnsan olmayı reddederken olaylar o kadar değişik gelişir ki bu dünyadan ayrılmak istemez. Riemann Hipotezi ve asal sayılarla ilgili bir felsefe yaratmak isteyen yazar bunu konuyla bağdaştırmaya çalışıyor. Dünyada bir yer edinmek, bir alan kaplamak, tek ve biricik olmak, benzersiz olmak… Benim anladığım bu. Keşke bu felsefe biraz daha anlaşılır olsaydı. ( Kahramanın görevi zaten bize bunu anlatmamaktı, neyse). Ben daha başka bir derinlik beklemiştim. Ya da beklentimi yüksek tutmuşum. Çok kolay okunan bir üslup. Gece Yarısı Kütüphanesi’nden bildiğimiz gibi.
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,7bin okunma
10/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 15:30
KENDİ HAYATININ ŞİİRİNİ YAZANLAR - STEFAN ZWEİG CASANONA-STENDHAL-TOLSTOY Bir Zweig klasiği, muhteşem bir dil ve anlatım. Benzetmeleri ve anlattığı kişilerin içine girip gerçek anlamda hissederek yansıtması çok etkileyici. Her zaman sevdim bu Zweig’i . Çevirmen Gülperi Sert’i anmadan olmaz. Kendine göre muhteşem bir teknikle çevirisini kurmuş. Önsöz mutlaka okunmalı. Çok açıklayıcı, bilgilendirici. Casanova kadar yalancı, dolandırıcı; Stendhal kadar ‘’benci’’; Tolstoy kadar çelişkili… Bunlar negatif gibi görünse de bu üç yaratıcı adamı ölümsüz kılan özellikleri. Kitap bu üç farklı sanatçıyı bir arada veriyor olsa da ortak bir paydada birleşiyorlar. Hiç öyle olmadıkları halde eserleriyle ‘’şiir’’ yazıyorlar. Kendilerini anlatırken kendilerini arıyorlar. Bu arayış her üçünde de çok sancılı. Tam da bu sancılar, bu arayışlar şiir gibi bir üst dile, bir duyguya, bir esere, bir hayata dönüşüyor. Okumaktan zevk aldım. Stendhal bölümünü okurken Parma Manastırı’nı sesli kitap olarak dinledim. Tolstoy’u okurken İvan İlyiç’in Ölümü’nü. Keyifli oldu.
Kendi Hayatının Şiirini YazanlarStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,457 okunma