Şuna inanmak gerekir ki hastalık ilaçtan başka bir şey değildir. Hastalık bir emniyet kapağı, bir çıkış kapısı, bir dökülme vasıtası, aşırı sağlığa bir tepki, doğanın sunduğu kıymetli bir koruyucudur.
... afantazi iç gerçeklerimizin farklılık gösterebildiğini, bunu da bir hastalıktan kaynaklanmak zorunda olmadığını normallik zemininde de söz konusu olabildiğini ortaya koyuyor. Peki ya dış gerçeklik? Sadece bir duyuyla ilgili algıları değil de gerçekliğin tamamını farklı deneyimleyen insanlar da var mı? Tabii ki psikozları olan, psikiyatrik hastalık kaynaklı halüsinasyon veya sanrılar yaşayan insanlar var. (...) bu tür tecrübeleri duyu girdilerinin aşırı yorumlanması olarak, dünyaya dair kendi kurduğumuz modelin duyularımızdan iletilen bilgilere galip gelmesi olarak yorumlayabiliriz.
Prensin hepsine sahip olması değil, bunlara sahipmiş gibi görünmesi esastır.. Böylece merhametli, güvenilir, insancıl, inançlı ve dürüst görünebilir; böyle olabilir de. Fakat zihin öyle bir biçimde ayarlanmalıdır ki olman gerekiyorsa tersine değişebilmelisin.
Wittgenstein ‘ın Felsefi Soruşturmalar’ının en meşhur önermesi şudur: Bir sözcüğün anlamı onun dildeki kullanımıdır. Şu açımlamayı yapmaya neden cüret etmeyelim: Bir felsefenin anlamı gerçeklikte ona karşı üretilen direnişin toplamıdır.