Ağır adımlarla fenerci önümüzdekini geçti, biraz aşağıdaki havagazı lambasını yaktı. Sokağın karanlığı birdenbire sarsıldı. Havagazı ışığı toz halinde bir maddeymiş gibi evlerin duvarlarına, pencerelerine, kaldırımlara yapıştı... (Sahnenin dışındakiler AHT)
Bakın Enver Paşa orduyu ayıklamadan evvel bir tamim neşretti, herkesin namazında, orucunda olmasını emretti. Sebebi neydi? Kendisi de biliyordu ki bizde herkes dindardır; namazına, orucuna bağlıdır. O başka bir şey için yaptı bunu! Etrafı kendine, hükümete çekmek için, göze girmek, kamuoyuna dayanmak meselesi. Demek kendisini yapacağı işte hür bulmuyordu.. (Sahnenin dışındakiler AHT)
Niçin kadere bu kadar bağlı olan insanlar, bir türlü ona razı olmaz?.. “çünkü hiçbiri kendi hayatını yaşamıyor da onun için...” (Sahnenin dışındakiler AHT)
Ne kadar zaman öylece kaldık bilemiyorum. Ağlamamız dinmişti ama kollarımız hala sımsıkı birbirimize dolanmış durumdaydı. Hangimiz önce gevşetirse o mağlup sayılacakmış gibi öylece bekleşiyor, sevgimizin derecesini kollarımızın gücüyle göstermeye çalışıyorduk. (Sahnenin dışındakiler AHT)