FZY

Herkesin gelip geçici şeylere bel bağlamış olduğuna şahit oldum. Kimisi sahip olduğu servet ve zenginliğe, kimisi güç ve yetkilerine, kimisi hüner ve yeteneklerine güvenmekte, kimisi de kendisi gibi fani varlıklardan güç almaktadır. Oysa Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de “Kim Allah’a dayanırsa Allah ona yeter. Allah onun işlerini sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü tayin etmiştir”(Talak,3) buyurarak hakiki dayanağın kendisi olduğunu beyan etmiştir.
Sayfa 36
…“Öncelikle çalışmalısın, dostum. Ardından dışarı çıkıp birilerini görmeli, biraz hava alıp gezinmelisin çünkü öğrendiklerini ve gözlemlediklerini sindirmenin ve bilimi aklına değil hayatına kazımanın yolu budur.”
Sayfa 194·Kitabı okudu
Susmak, bazen sesinizi gür şekilde duyurmanın en etkili yoludur. Kelimelerin mânâların gerisine düştüğünü gördüğümüzde mânâdaki sırrı korumak için susarız. Dilin susması, kalbin sustuğu anlamına gelmez. Kalbin mânâları, dilin kelimelerinden daha fazladır. Varlığın sırrına erenler, çok konuşarak gürültü yapmak yerine, susarak kendilerine emanet edilen mânâya sahip çıkarlar.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Alıntı
Bizler manadan yoksun bir dünyaya atılmış başıboş varlıklar değiliz. Akıl ve özgürlük sahibi bir özne olarak manayı keşif ve inşa etmekle mükellef bireyleriz. Buraya fırlatılıp atılmadığımız için evrenle bir kavgamız da olamaz. Zira ben ve evren, biz ve varlık aynı hikmet, merhamet ve ihsan kaynağından besleniyoruz. Mekanın sahibi ne sensin, ne ben, ne de öteki. Mekanın sahibi, Ötesi.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Edebiyat
Bizi varlığa getiren, O’nu bulmamızı ister. Yaratıcı, bulunmak için yaratır: Bulunmaya ihtiyacı olduğu için değil, bulmayı bize bir nimet olarak verdiği için.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Edebiyat