Bizler manadan yoksun bir dünyaya atılmış başıboş varlıklar değiliz. Akıl ve özgürlük sahibi bir özne olarak manayı keşif ve inşa etmekle mükellef bireyleriz. Buraya fırlatılıp atılmadığımız için evrenle bir kavgamız da olamaz. Zira ben ve evren, biz ve varlık aynı hikmet, merhamet ve ihsan kaynağından besleniyoruz. Mekanın sahibi ne sensin, ne ben, ne de öteki. Mekanın sahibi, Ötesi.
Bizi varlığa getiren, O’nu bulmamızı ister. Yaratıcı, bulunmak için yaratır: Bulunmaya ihtiyacı olduğu için değil, bulmayı bize bir nimet olarak verdiği için.