Gittim o köyden bir kız aldım Emin'e. Hülya. Hülya benim memleketimdi. Benim toprağım. Özlemesine özlüyordum ama çok kızgındım da köyüme. Bir ben mi fazla geldim sana, bir beni mi doyuramadın deyip deyip kızıyor, kahrediyordum. Toprağa kızılır mı deme, kime kızayım? Kime isyan edeyim?
Görüş, görüşme. Var mı başını koyduğunda yastığa düşüneceği biri? Var. Bitti. Oturup birine mektup yazmışsın. Biri seni düşünmüş, senin için mektup yazmış. Yaşamışsınız işte. Hayattasınız. Ben de hayattayım ama yaşıyor muyum bilmiyorum. Ağız dolusu gülmedim bir kere bile.