“Hayır, sağlamları, kendine güvenenleri, gururluları, neşelileri, sevinçli olanları sevmenin anlamı yoktu; onların ihtiyacı yoktu buna. Bu gibiler sevgiyi sanki kendilerine ödenmesi gereken bir borçmuş gibi, yukarıdan bakarak, umursamaz bir halle kabul ederler. Bir insanın kendisini vermesi, onlar için gelişigüzel bir olay, saçlarına taktıkları bir süs, kollarına geçirdikleri bir bileziktir sanki. Ancak kaderin tokatını yemiş, kendine güvenlerini yitirmiş, hor görülmüş, çirkin yaratılmış olanlara sevgi gerçek bir destek olur. Yalnız böyleleri bilir sevmeyi, sevilmeyi; Şükran duygularıyla, alçak gönüllülükle sevmek gerektiğini ancak onlar bilir.”
“Bu Ülke” hala bu ülke. Cemil MERİÇ in o zamanlara dair anlattığı aydınlar, sorunlar, olaylar hala aynı gibi geldi bana kitabı okudukça. Tarih, yazarlar, okurlar, dergiler, kitaplar ve zamana ayak uydurmaya çalışan halk. Her dönem her zaman ve herkesin okuyacağı bir kitap. Bilmediğim kelimelerin tercümesine bakarak okuduğumdan sindirerek anlayarak devam etmek istediğimden hiç acele etmedim okurken ondan biraz uzun sürdü. Tekrar okuyacağım kitaplar listesine de ekledim hemen.