Her sayfasında bırakmayı düşünüp sonrasında merakla okumaya devam ettiğim, her sayfasında vicdanımın sızladığı bir kitap. Ah Mende !! Böyle bir hayat yaşamak zorunda kalan insanlar varken hala elinde sahip olduğu özgürlüğü beğenmeyen bizler var birde.
KöleMende Nazer · Yurt Kitap Yayın · 2004693 okunma
“Bu Ülke” hala bu ülke. Cemil MERİÇ in o zamanlara dair anlattığı aydınlar, sorunlar, olaylar hala aynı gibi geldi bana kitabı okudukça. Tarih, yazarlar, okurlar, dergiler, kitaplar ve zamana ayak uydurmaya çalışan halk. Her dönem her zaman ve herkesin okuyacağı bir kitap. Bilmediğim kelimelerin tercümesine bakarak okuduğumdan sindirerek anlayarak devam etmek istediğimden hiç acele etmedim okurken ondan biraz uzun sürdü. Tekrar okuyacağım kitaplar listesine de ekledim hemen.
“Çölü güzelleştiren şey, bir yerinde bir kuyunun gizlenmiş olmasıdır,” tıpkı hayat gibi yaşam gibi.. içindeki güzellikleri göreceğiz yaşayacağız elbette birgün bulacağız umutları gibi. Olmasa o umutlar ne olur halimiz. Kendi küçük dünyası, gönlü, penceresi büyük prens. “İnsanların arasında da yalnızlık duyabilir insan” diyor ya hani sebebi belki de “ama gözler kördür. İnsan gözleriyle değil, yüreğiyle bakmalı..” cümlesinde söylediğidir. Bazen yetişkinler sadece gözleriyle baktıkları yüreklerini yoklamadıkları için yalnızlık furyasına kapılıyorlardır.
“Yaşamak için ne çok neden var! Balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenlerde var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz!” ( Martı Jonathan) Herşey istemek, hayal etmek, çabalamak ve inanmakla başlar. Önemli olan be istediğini bilip vazgeçmeden uğraşmak. Keşke hepimiz Martı Jonathan gibi inandığımız sevdiğimiz şeyler için herşeyi göze alabilsek. Buna toplumdan dışlanmak da dahil ki ne yazık en yakın arkadaşlarımız bile en ufak bir zıtlıkta hemen eleştirip yargılıyorken ve bizde bundan çekindiğimiz için birçok hayalimizi ört bas ederken çok zor. Ama çok basit birşey de olsa insanın sevdiği istediği birşeyi yapması nasıl büyük mutluluk veriyor insana yada ben öyleyim. Martı Jonathanın herşeyi göze alarak sevdiği şeyleri yapması diğer martıların da bunu tatmasını istemesi ve diğerlerinin yaptıkça başardıkça Jonathana hayran kalması. Aslında Jonathanın göstermek istediği herkesin içinde o cevherin varolduğu fakat buna inanmaları gerektiği iken diğerlerinin tembelliklerinden dolayı onu kutsallaştırmaları günümüzle çok da güzel örtüşüyor bence. Ama yine de çevremde Jonathanlar görmek beni mutlu ediyor. Sıkılmadan okunabilecek güzel bir kitap. Tavsiye ederim
Kitaba başlarken beklentim büyüktü ama okudukça zaman kaybı gibi gelmeye başladı. Güzel ama katacağı birşey yok öyle vakit geçsin diye okumaya iyi bence